YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/26658
KARAR NO : 2015/32274
KARAR TARİHİ : 09.11.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı,davalıdan taşınmaz satın aldığını,sözleşmeye göre sözleşme tarihinden itibaren 16 aylık sürenin sona erdiği 15.10.2008 tarihinde teslimi gerekirken geç teslimi nedeniyle 12.02.2011-23.11.2012 dönemine ilişkin mahrum kalınan kira bedeli olarak fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle şimdilik 2.000 TL’nin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece duruşma açılmaksızın dosya üzerinden karar verilmekle dava dilekçesi davalıya tebliğ edilmemiştir.
Mahkemece davacının taşınmazın bulunduğu bölgedeki rayiç kira bedelini belirlemesinin mümkün olduğu,belirsiz alacak davası açmasında hukuki yarar bulunmadığı,belirsiz alacak davası olarak açılması halinde de dava konusu miktar itibariyle Tüketici Hakem Heyetinin görevli olduğu gerekçesiyle dava şartı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş,hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı, dava konusu taşınmazın geç teslimi nedeniyle mahrum kalınan kira bedeli tazminatının tahsili amacıyla belirsiz alacak davası açmıştır. 6100 Sayılı Yasa’nın 107 . maddesinde “ davanın açıldığı tarihte alacağın miktarını yahut değerini tam ve kesin olarak belirleyebilmesinin kendisinden beklenemeyeceği veya bunun imkansız olduğu hallerde alacaklı hukuki ilişkiyi ve asgari bir miktar ya da değeri belirtmek sureti ile belirsiz alacak davası açabilir…”düzenlemesi mevcuttur. Anılan maddenin gerekçesinde belirtildiği gibi zararın baştan belirlenemediği ancak bir incelemeden sonra tam olarak tespiti mümkün olan tazminat taleplerinde belirsiz alacak davası açılabileceğinin düzenlendiği, hak arama özgürlüğünün gerçekleşmesi ve usul ekonomisine aykırı durumların önüne geçmek için bu müessesenin getirildiği anlaşılmaktadır.
Somut olay itibariyle davacının isteminin taşınmazın geç teslimi nedeniyle mahrum kalınan kira bedeli olduğu,rayiç kira bedelinin kesin olarak tespitinin ancak yapılacak yargılama neticesinde ortaya çıkabileceğinin anlaşılmış olmasına göre davacı belirsiz alacak davası açabilir. O halde mahkemece davacının belirsiz alacak davası açabileceğinin kabulü ile tarafların delilleri toplanarak hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ; Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, 09.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.