Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/39378 E. 2015/32940 K. 11.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/39378
KARAR NO : 2015/32940
KARAR TARİHİ : 11.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, ev alması için davalıya banka havalesi ile 25.000 TL para gönderdiğini, davalının bu parayı da birleştirmek suretiyle aynı gün ev aldığını ancak davalının, bu paranın boşandığı eşine ev alması için gönderildiğini belirterek parayı ödemekten kaçındığını, başlatılan icra takibine davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve takibin devamına, % 20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı tarafından gönderilen paranın, o tarihte nişanlısı olan ve aynı zamanda davacının da kardeşi olan eşine borcu nedeniyle ve düğün masraflarını karşılaması için gönderildiğini, davacı Yaşar tarafından gönderilen para ile alındığı iddia edilen evin ise kendi parası ile alındığını belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, “14.04.2009 tarihinde davacı tarafından davalının banka hesabına 25.000 TL para havale edildiği,dekontta ” konut alımı ” ibaresinin yazılı olduğu, davalının paranın havale edildiği 14.04.2009 tarihinde de konut satın aldığı, davalının ise bu parayı geri ödemediği” gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının banka havalesi ile davalıya 25.000,00 TL miktarında para gönderdiği ve davalının da bu parayı aldığı ihtilafsızdır. Davacının bu parayı konut alması için borç olarak gönderdiğini ileri sürmesine karşın davalı da, paranın, o tarihte nişanlısı olan eşine (davacının kardeşine) borcu nedeniyle ve düğün masraflarını karşılaması için kendi hesabına gönderildiğini savunmuştur. Görüldüğü üzere davalı, karşı tarafın ileri sürdüğü maddi vakıanın varlığını (havale ile para gönderildiğini) kabul etmekle birlikte, onun hukuki niteliğinin (vasfının), ileri sürülenden başka olduğunu bildirmek suretiyle gerekçeli inkarda (vasıflı ikrar) bulunmuştur. Öğreti ve uygulamada kabul edildiği üzere vasıflı ikrar (gerekçeli inkar), bölünemeyen ikrarlardan olduğundan bu durumda ispat yükü davacıdadır.( HGK.nun aynı yöndeki 12.3.2003 tarih, 2003/3-118 esas ve 2003/158 karar sayılı kararı)
Öte yandan, havale kural olarak bir ödeme vasıtasıdır. Başka bir ifade ile havalenin, mevcut bir borcun ödenmesi amacıyla yapıldığı yolunda yasal bir karine mevcuttur. Bu yasal karinenin aksini (havalenin borcun ödenmesinden başka bir amaçla yapıldığını) ileri süren havaleci (muhil), bu iddiasını kanıtlamakla yükümlü olup, dekontta paranın gönderiliş nedeninin konut alımına ilişkin olduğunun yazılı olması havale edilen paranın borç olarak gönderildiğini kanıtlamamaktadır.HMK.’nun 200. maddesi gereğince miktar itibariyle olayda tanık dinlenemeyeceği gibi, davacı taraf yemin deliline de dayanmamıştır. O halde ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 682,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 11/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.