YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/7415
KARAR NO : 2015/23982
KARAR TARİHİ : 21.04.2015
MAHKEMESİ :Sulh Ceza Mahkemesi
SUÇ : Güveni kötüye kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
O yer Cumhuriyet savcısının sanığın aleyhine yaptığı bir temyiz itirazının olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Güveni kötüye kullanma suçunun oluşabilmesi için; failin bir malın zilyedi olması,malın iade edilmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere faile rızayla tevdi ve teslim edilmesi,failin kendisine verilen malı,veriliş gayesinin dışında,zilyedi olduğu malda malikmiş gibi satması, rehnetmesi tüketmesi,değiştirmesi veya bozması ve benzeri şekillerde tasarrufta bulunması ya da devir olgusunu inkar etmesi şeklinde, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir.
Sanığın, markette çalışan ve alışveriş yaptıkça tanışıp konuşmaya başladığı müştekinin cep telefonunun bozuk olduğunu öğrenmesi üzerine “ben Ankara’ya gideceğim, orada cep telefonu işi ile uğraşan bir arkadaşım var, telefonunu ona tamir ettirebilirim” dediği, buna inanan ve kendisinde güven oluşturan sanığa cep telefonunu verdiği, sanığın ne telefonu tamir ettirdiği ne de müştekiye iade ettiği iddia ve kabul olunan somut olayda; eylemin TCK 157/1. maddesinde düzenlenen dolandırıcılık suçunu oluşturduğu göz ardı edilerek vasıfta hataya düşülmek suretiyle TCK 155/1. maddesi gereği mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kabule göre;
5237 sayılı TCK’nın cezaların toplanması kuralına yer vermediği dikkate alınarak sanık hakkında hükmolunan her bir cezanın diğerinden bağımsız olduğu gözetilmeden TCK’nın 155/1 maddesi kapsamında verilen 3000 TL ve 80 TL’nin toplanmasına
karar verilerek neticeden 3080 TL adli para cezasına hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı yönünden sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 21/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.