YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/36654
KARAR NO : 2015/26695
KARAR TARİHİ : 09.09.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; taraflar arasında sağlık hizmetleri satın alma sözleşmesi imzalandığını, davalı kurumun … ve… adlı hastaların daha önce ….hizmeti almış olduğu ikinci ….hizeti alabilmesi için sağlık raporu olmadan sağlık hizmeti sunulması ve karşılığında 6.966,00 TL hizmet bedeli alınmasını gerekçe göstererek 51.570,87 TL cezai işlem uyguladığını, hastaların ikinci ….hizmeti aldıkları yönünde…. sisteminin uyarı vermediğini, dahili kurum sistemden kaynaklanan bir hatadan dolayı uygulanan cezai işlemin hukuka aykırı olduğunu, borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini, davalı kurumun cezai işlemini kabul etmemek kaydıyla sağlık hizmet bedelinin davalı kurumun hatasından kaynaklanmış olsa bile, bu miktarın davalı kuruma iadesine karar verilmesi halinde, sadece bu miktar kadar borçlu olduğununun kabulü ile cezai şart ve faizinin davacı kurumdan alınmaması yönünde karar verilmesini istemiştir.
Davalı, işlemin mevzuata uygun olduğunu savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm davacının aşağıdaki bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT’nin 12/1. Maddesinde “Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir.” hükmü yer almaktadır. Anılan hüküm dikkate alınarak, mahkemece, davacı taraf lehine 5.207,00 TL ücreti vekalete hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan birinci bent gereğince, davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bent gereğince, davacının temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm kısmının 4 numaralı bendinde yer alan “davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden 1.500,00.TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,” cümlesindeki “1.500,00 TL” ibaresinin hükümden çıkartılarak yerine “5.207,00TL” rakamlarının yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, 9.9.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.