Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/13818 E. 2015/33399 K. 17.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/13818
KARAR NO : 2015/33399
KARAR TARİHİ : 17.11.2015

MAHKEMESİ : Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile aralarında imzalanan 04.09.2007 tarihli gayrimenkul satış sözleşmesi hükümleri gereğince taşınmazın davalıya teslim edildiğini, davacının sözleşmede belirlenen bedeli ödemeyerek yükümlülüklerini yerine getirmediğini ileri sürerek, sözleşmenin feshi ve taşınmaza el atmanın önlenmesi ile taşınmazın tahliyesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı vasisi davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davalının tahliyesine karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, taraflar arasında taşınmaz satışına ilişkin yapılan sözleşmeye aykırı hareket edildiği iddiasına dayalı olarak yapılan fesih ve satışa konu taşınmaza vaki elatmanın önlenmesi istemine ilişkindir. Davacı ile davalı arasında 04.09.2007 tarihinde yapılan Gayrimenkul Satış Sözleşmesi başlıklı sözleşmenin 9.1. maddesinde “ Alıcı Sözleşmeden veya yasalardan doğan yükümlülüklerini yerine getirmezse ve idarenin yazılı ihtarına rağmen ihtar tarihinden itibaren 20 (yirmi) gün içerisinde yerine getirmezse veya 20 (yirmi) gün içerisinde yerine getirse bile bu durum bir takvim yılı içinde iki kez tekrar ederse idare işbu sözleşmeyi feshedebilir. Bu durumda sözleşmeye aykırılığın doğduğu tarihten itibaren hiçbir ihtara gerek kalmaksızın idarenin faiz/tazminat talep etme hakkı saklıdır” şeklinde düzenleme yapılmıştır. Davacı idare, ihtarnameleri, 08.04.2011 tarih ve 07.07.2011 tarihlerinde tebliğ etmiştir. Tebligat yapıldığı tarih itibariyle davalının vesayet altına alınmasını gerektirir rahatsızlığının bulunduğu ve fiil ehliyetini haiz olmadığı anlaşıldığından yapılan tebligat işleminin geçerli sayılamayacağının kabulü gerekir. O halde mahkemece, taraflar arasındaki sözleşmenin fesih şartları gerçekleşmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 17/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.