Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/39312 E. 2015/33460 K. 17.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/39312
KARAR NO : 2015/33460
KARAR TARİHİ : 17.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk MahkemesiTüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

K A R A R

Davacı, aracının hararet yapması nedeniyle; aracın, kardeşi tarafından 07.04.2011 tarihinde davalı …ne teslim edildiğini, bir müddet sonra kendilerine, aracın silindir kapağının kullanılamaz halde olduğunu, …’da kaza geçiren aynı tipte bir araca ait başka bir yerden 3.500,00 TL değerinde ikinci el bir motor temin edebileceklerini söylediklerini, pazarlıkla 3.000,00 TL’ye anlaştıklarını, aracı 08.10.2012 tarihinde teslim alırken aracın tamirine ilişkin bedeli ve aralarındaki anlaşmaya dahil olmayan akü masrafı ve diğer masrafları da ödediğini, bir iki ay sonra motoru ruhsata işletebilmek amacıyla emniyete gittiğinde, kendisine aracını muayene ettirmesi gerektiğini söylediklerini, muayeneye götürdüğünde ise yeni takılan motora ilişkin fatura ve tadilat projesini istemeleri üzerine kendisinin de bu belgeleri yetkili servisten göndermesini talep ettiğini, buna rağmen davalının ilgili belgeleri göndermediğini, aracın bu nedenle muayene kaçağı durumuna düştüğünü, araca ilişkin kendisine verilen faturada, motorun değerinin 4.000,00 TL değil 500,00 TL olduğunun görüldüğünü, tadilat sırasında patlayan hava filtresinden dolayı da zarara uğradığını ileri sürerek ayıplı hizmetin giderilmesine, giderilemiyorsa bedelin iadesine, ayıplı hizmetten dolayı uğradığı maddi zarar olan 8.500,00 TL’nin tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.209,92 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-14.7.2004 günlü ve 5219 sayılı yasa ile HUMK.nın 427/2 maddesindeki temyiz ile ilgili parasal sınır 1.000.000.000 TL, 5236 sayılı yasanın 19. maddesi uyarınca 1.1.2014 tarihinden itibaren 1.890,00 TL’ye çıkarılmıştır. Anılan yasanın derdest davalar yönünden ne şekilde uygulanacağı yönünde açık bir uygulama hükmü bulunmamakta ise de Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 23.2.2005 gün ve esas 2005/13-32, karar 2005/85 sayılı kararı uyarınca yerel mahkemelerce kurulan hükümlerin temyizinin ve temyiz incelemesi sonucunda Yargıtay daireleri ya da Hukuk Genel Kurulunca verilen kararlara karşı karar düzeltme yoluna gidilmesi durumunda temyiz ya da karar düzeltme istemi hangi karara yönelik ise, o karar tarihinde yürürlükte bulunan kanun hükmünün esas alınacağı belirtilmiştir. Davalı vekili tarafından temyiz edilen bölüm karar tarihi itibariyle 1.890,00 TL’yi geçmediğinden HUMK.nın 5219 sayılı yasa ile değiştirilen 427. maddesinin 2. fıkrası gereğince davalı vekilinin temyiz hakkı bulunmamaktadır.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
3- Davacı, arızanın giderilmesi amacıyla davalı servise bıraktığı aracındaki motorun değiştirilmesine rağmen, buna ilişkin fatura ve tadilat projesininin kendisine gönderilmemesi nedeniyle aracının muayene kaçağı durumuna düştüğünü, faturada motorun değerinin 4.000,00 TL değil 500,00 TL olarak görüldüğünü, tadilat sırasında patlayan hava filtresinden dolayı da zarara uğradığını ileri sürerek, 8.500,00 TL’nin davalıdan tahsilini istemiş; davalı davanın reddini dilemiş; Mahkemece davanın kısmen kabulü ile 1.209,92 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesine göre; mahkemece reddedilen miktar üzerinden 874,80 TL vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde 1.500,00 TL vekâlet ücretine hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7.maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan (1) nolu bent gereğince davalı vekilinin temyiz dilekçesinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte belirtilen nedenlerle temyiz edilen kararın “Hüküm” başlıklı bölümünün 4. bendinde yer alan “Davalı taraf kendisini bir vekille temsil ettiğinden reddedilen kısım üzerinden yürürlükteki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre maktu 1.500,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,” ifadesinin çıkarılarak yerine “Davalı kendisini bir vekille temsil ettiğinden reddedilen kısım üzerinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 874,80 TL vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” söz ve rakamlarının yazılarak kararın düzeltilmesine, kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde temyiz eden davacı ve davalıya ayrı ayrı iadesine 17/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.