Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/5482 E. 2015/7246 K. 10.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5482
KARAR NO : 2015/7246
KARAR TARİHİ : 10.03.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR

Davacı, davalı ile arasında Bakırköy 4.Noterliğinin 30/11/1995 tarih 98635 yevmiye no.lu vekaletnamesi ile vekalet ilişkisi kurulduğunu, düzenlenen vekaletnamelere istinaden açılan icra ve dava dosyalarının takibinin vekil sıfatı yürütüldüğünü, vekalet ilişkisinin 08.10.2013 tarihinde istifa ile son bulduğunu, 4.003,00 TL vekalet ücretinin tahsili için Küçük Çekmece 2 İcra Müdürlüğünün 2013/9169 esas sayılı icra takibi başlatıldığını, davalı borçlu tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptalini istemiştir.
Davalıya tebligat çıkartılmamıştır.
Mahkemece, tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin reddine, dosyanın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yetkili ve görevli İstanbul Tüketici Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi;mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.

6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 Sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığı tüketici mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Eldeki davada, davacı, davalı şirketin davalarını takip ettiğini, haklı olarak istifa ettiğini, vekalet ücretinin ödenmemesi üzerine yapılan icra takibine de itiraz edildiğini ileri sürerek itirazın iptali istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davacı,ticari şirket olup 6502 sayılı yasada tanımlanan tüketici vasfını taşımamaktadır. Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların 6502 sayılı yasa kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekir. Somut uyuşmazlıkta davalı şirket,tüketici yasasında tanımı yapılan tüketici kapsamında olmadığından, taraflar arasındaki ilişkinin 6502 sayılı yasa kapsamı dışında kaldığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık,Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamı dışında kaldığına göre davaya bakma hususunda genel mahkemeler görevlidir. O halde mahkemece işin esasına girerek hasıl olacak sonuca uygun bir karar vermesi gerekirken yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 10.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.