YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/12409
KARAR NO : 2015/3251
KARAR TARİHİ : 02.06.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Dosya kapsamından, sanığın, olay günü gece saat 21.00 sıralarında müştekinin park halinde bulunan aracına anahtar uydurmak suretiyle girerek, direksiyon ile uğraştığı sırada müşteki ve tanıklar tarafından araç içinde yakalanması şeklinde gerçekleşen eyleminin 765 sayılı TCK’nın 493/2, 61 ve 522 (pek fahiş) maddelerinde yazılı bulunan suça uyduğu, sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın ise 142/2-d, 143 ve 35. maddelerine mümas olduğu, mahkemece her iki yasanın somut olaya tatbik edildiği, gerekçede, sanığın eyleminin ayrıca 5237 sayılı TCK’nın 151/1. maddesindeki suçu da oluşturduğu, mala zarar verme suçu nedeniyle neticeten 1 yıl 6 ay hapis cezası verileceği, hırsızlık suçu bakımından ise neticeten 2 yıl 1 ay hapis cezası verileceği; bu nedenle sonuç olarak hükmolunan 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası itibariyle 765 sayılı TCK’nın sanık lehine kabul edildiğinin anlaşılması karşısında, sanığın amacının suça konu aracın kendisini çalmak olduğu, aracın hırsızlık suçunun konusunu oluşturması nedeniyle teşebbüs aşamasında kalan eylem nedeniyle ayrıca mala zarar verme suçunun oluşmayacağı, bu durumun hırsızlık suçundan temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edileceği, kaldı ki dosya kapsamı itibariyle tespit edilen bir zarar bulunmadığı da gözetilerek, her iki yasanın lehe-aleyhe değerlendirmesinin buna göre yapılarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kabule göre de;
765 sayılı TCK nın 493/2. maddesi uyarınca 5 yıl olarak belirlenen temel cezadan aynı yasanın 61. ve 522 maddelerine göre arttırım ve indirime gidildiği sırada netice cezanın 2 yıl 2 ay 20 gün hapis cezası yerine 1 yıl 14 ay 20 gün hapis cezası şeklinde belirlenmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık Fevzi Dağyaman müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, ceza süresi bakımından 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 02.06.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.