YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/5470
KARAR NO : 2015/24017
KARAR TARİHİ : 21.04.2015
Mala zarar verme, tehdit, hakaret, yaralama suçlarından katılan sanık … ile sanıklar …, …, …, … ve … hakkında hakkında … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 14/058/2012 tarih 2011/616 E., 2012/576 K. Sayılı kararı katılan sanık … ve sanık … müdafisi tarafından temyiz edilmekle, dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 2012/255822 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmiş, dairemizin 25/02/2015 gün ve 2014/2841 Esas, 2015/21371 Karar sayılı kararıyla hükmün gönderilmesi, red ve düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un yürürlüğe girmesi üzerine anılan kanunun 99. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 308.maddesi uyarınca Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan yapılan itiraz üzerine dosya incelenerek gereği düşünüldü.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz dilekçesinde ileri sürülen düşünce yerinde görüldüğünden KABULÜNE,
Dairemizin 25/02/2015 tarih 2014/2841 Esas, 2015/21371 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA,
Kamu davasına katılma istemi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyen şikayetçi sanık müdafiinin 5271 sayılı CMK’ nın 237/2 ve 238. maddeleri uyarınca davaya katılmasına karar verilerek ve hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu belirlenerek yapılan incelemede;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Müşteki sanıklar…ve … ile diğer müşteki sanıklar arasında suç tarihinde bir trafik kazası akabinde tutanak tutulması meselesi yüzünden kavga çıktığı, olay sırasında…ve …’ın …, …, … ve … isimli müştekilere sinkaflı küfürler ettikleri ve …’e vurarak basit müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, …, …, … ve …’in birlikte …’a vurarak niteliksiz şekilde yaraladıkları, … ve …’in…ve …’a sinkaflı küfür ettikleri, …’in …’a vurduğunda gözlüğünü kırdığı ve …’a hitaben “seninle hesaplaşacağız, sana gününü gösteririm” şeklinde tehditte bulunduğu, meydana gelen olayda sanık …’ın basit yaralama ve hakaret suçlarını işlediğinin iddia edildiği olayda;
1-Sanık … hakkında basit yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarına karşı katılan sanık…müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 231.maddesine göre verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan “hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı Kanun’un 231/12. maddesine göre itiraz yolu açık olup temyiz olanağı bulunmadığından 5271 sayılı CMK’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda kanun yolunda merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranların haklarını ortadan kaldırmayacağından temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabulü ile görevli ve yetkili ilk derece mahkemesince itiraz konusunda inceleme yapılması için, dosyanın incelenmeksizin iade edilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE,
2- Katılan sanık…hakkında …’e karşı basit yaralama, katılan sanık … hakkında …’a karşı mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine ve yaralama suçundan beraat eden katılan sanık … müdafinin tarafına vekalet ücretine hükmeidlmemesine yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan sanık…hakkında …’e karşı basit yaralama, katılan sanık … hakkında …’a karşı mala zarar verme suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine hükmolunan cezaların miktar ve türüne göre karar tarihi itibariyle; 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun’a, 6217 sayılı Yargı Hizmetlerinin Hızlandırılması Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 26. maddesiyle eklenen geçici 2. maddesi uyarınca, doğrudan verilen 3.000 TL ve altında kalan adli para cezalarının temyizinin mümkün olmaması karşısında ve katılan sanık … müdafinin vekalet ücretine yönelik 14/06/2012 tarihinde tefhim ile öğrendiği hükmü, 16/06/2012 havale tarihli süre tutum dilekçesi ile sadece müdafisi olduğu sanık … ile sınırlandırarak verdiği, akabinde 03/07/2012 havale tarihli dilekçesinde ilk dilekçesinde adı geçmeyen müvekkili katılan sanık …’ı da dahil ettiği ancak katılan sanık … adına yapılan 03/07/2015 havale tarihli temyiz dilekçesi bakımından müdafinin 1412 sayılı CMUK’nın 310/1 maddesinde belirlenen bir haftalık süre geçtikten sonra 03/07/2015 tarihinde temyiz ettiği anlaşılmakla, vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 317. maddesi gereğince REDDİNE,
3- Katılan sanıklar …, …, … hakkında hakaret suçundan verilen ceza verilmesine yer olmadığı kararlarına ve katılan sanık …, sanıklar …, … hakkında basit yaralama, sanık … hakkında tehdit suçundan kurulan beraat hükümlerine yönelik katılan sanık…müdafiinin temyiz isteminin incelenmesinde;
Katılan sanıklar ve sanıklar savunması, tanıklar beyanı, adli muayene raporları, görgü tespit tutanağı ile tüm dosya kapsamına göre, hakaret eyleminin karşılıklı gerçekleştiğinin kabulu ile atılı suçların sanıklar tarafından işlendiğine dair savunmalarının aksine mahkumiyetlerine yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin, somut, inandırıcı bir delil elde edilemediğinden bahisle verilen kararlarda bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, sanık müdafinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 21/04/2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.