YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/26896
KARAR NO : 2015/33528
KARAR TARİHİ : 18.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davalı …. vekili avukat …. ile davacı vekili avukat …’ün gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı tarafından araç (tüketici) kredi sözleşmesine istinaden rehnin paraya çevrilmesi yolu ile …. İcra Müdürlüğü’ nün 2013/2052 Esas sayılı takip dosyası üzerinden aleyhine icra takibinde bulunulduğunu, takibe dayanak yapılan araç kredi sözleşmesi ile bir bağlantısının olmadığını, bu borcun ve sözleşmedeki imzanın kendisine ait olmamasına rağmen kendisine ait araç üzerine rehin konularak icra takibine geçildiğini öğrendiğini ileri sürerek tüketici kredi sözleşmesi ve icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının …. icra Müdürlüğü’ nün 2013/2052 Esas sayılı takip dosyasına konu tüketici kredisi nedeniyle borçlu olmadığının tespitine, kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Her ne kadar mahkemece, ….’ nun 28.01.2014 tarih ve 964 sayılı raporuna göre 09.12.2011 tarihli … tüketici kredi sözleşmesi ve eklerindeki … adına atılı imzaların davacı …’ e ait olmaması nedeniyle davacının bu kredi sözleşmesi nedeniyle davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ise de; Davalı banka tarafından 27.02.2013 tarihinde davacı aleyhine 09.12.2011 tarihli araç (tüketici) kredi sözleşmesine istinaden rehnin paraya çevrilmesi yolu ile ….. icra Müdürlüğü’ nün 2013/2052 Esas sayılı takip dosyası üzerinden 22.736.01.TL asıl alacak, 54.44.TL işlemiş %19.08 temerrüt faizi, 2.72.TL %5 BSMW ve 8.16.TL KKDF olmak üzere 22.801.33.TL’ nın tahsili istemi ile icra takibinde bulunulduğu, icra takibi sonucunda davacıya ait 2012 model …. aracın icraen satıldığı ve bakiye bedel yönünden de davacının maaşına haciz konulup kesintiler yapıldığından dolayı davacının menfi tespit istemi yasal olarak istirdat davasına dönüşmüştür. 09.12.2011 tarihli kredi sözleşmesi ve eklerindeki … adına atılı imzaların …. raporu ile davacının eli ürünü olmaması nedeniyle taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığı dosya kapsamı ile sabittir. Mahkemece de bu durum doğru şekilde kabul edilmiştir. Ancak dosya da mevcut davacının sahibi olduğu 2012 model ….., Üretim no……, Şasi no….., Motor no…… araç ile ilgili olarak …… tarafından … adına kesilen 09.12.2011 tarihli faturada, 16.12.2011 tarihli Araç Trafik Tescil Müracat ve İşlem Formu’ nda ve araç trafik kaydında …… (……) rehinli olduğu görülmektedir. O halde, taraflar arasında kredi sözleşmesinden kaynaklı sözleşme ilişkisi bulunmasa dahi, davacıya ait aracın bedelinin davalı tarafından ödenip ödenmediği, ödenmişse ne kadarının ödendiği böylece davacının sebepsiz olarak zenginleşip zenginleşmediği, sebepsiz olarak zenginleşmiş ise, temerrüt durumuna göre sözleşme faizi üzerinden değil yasal temerrüt faizi üzerinden hesaplama yapılacağı ve icra dosyasında yapılan tahsilatlar nedeniyle menfi tespit davasının istirdat davasına dönüştüğü de dikkate alınarak tarafların bu hususta sunacağı deliller ve aracı satan şirketten aracın satışı ve ödemeleri ile ilgili belgeler celbedildikten sonra gerekirse alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi heyeti marifetiyle dosyada mevcut ve celbedilecek deliller ile taraflar ve aracı satan şirket defter ve belgeleri üzerinde ayrıntılı araştırma ve inceleme yapılarak taraf ve yargı denetimine esas olacak şekilde rapor tanzimi sağlanarak hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme sonucunda yazılı şekilde borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre, davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda 1. bette açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, 2. bent gereğince davacının tüm, davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davacıdan alınarak davalıya ödenmesine, peşin alınan 25,20 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya, 24,30 TL harcın davalıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.