Yargıtay Kararı 13. Ceza Dairesi 2014/22637 E. 2015/7944 K. 28.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/22637
KARAR NO : 2015/7944
KARAR TARİHİ : 28.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, iftira
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
I-Sanık hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelenmesinde;
Hırsızlık suçuna konu ziynet eşyalarının ve paranın önem ve değeri, meydana gelen zararın ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı TCK’nın 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre sanık …’in temyiz istemi yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, eleştiri dışında usul ve kanuna uygun bulunan hükmün tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık hakkında iftira suçundan kurulan hükmün temyiz incelenmesine gelince;
Müştekinin konutunda geceleyin altın ve değerli eşyalarının çalınması üzerine, müştekinin olayı ihbar ederek, hırsızlığı yapanların sanık … ile sanığın eniştesi olan … olduğu yönündeki şüphelerini ilettiği, aynı günün sabahında jandarma tarafından sanık … yakalandığında, suça konu altınların önemli bir kısmının üzerinde ele geçirildiği, sanığın Jandarma Komutanlığında alınan ifadesinde, suçu … ile birlikte işlediklerini söylemesine rağmen, Cumhuriyet Savcılığında alınan ifadesinde, yalnız başına işlediğini, …’un yanında olmadığını, jandarmada ifadesi alındığı sırada gördüğü baskı nedeniyle suçu … ile birlikte işlediğini söylediği ve bu yöndeki beyanını tüm aşamalarda tekrarladığı, müştekinin ihbarı üzerine zaten … hakkında araştırma yapılacağından ve ifadesi alınacağından, yine jandarmanın sanığa …’un suça iştirak edip etmediği yönünde sorular yöneltmesi ile sanığın suça …’ün de katıldığı yönündeki sonradan vazgeçtiği ifadesini sırf kafasından uydurmadığı hususları göz önüne alındığında, sanığın suçu … ile birlikte işledikleri yönündeki beyanı savunma sınırları içerisinde kaldığından, bu beyanının iftira olarak değerlendirilemesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla, sanığın beraati yerine yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz istemi bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 28.04.2015 gününde oy birliğiyle karar verildi.