Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/15429 E. 2015/16675 K. 21.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/15429
KARAR NO : 2015/16675
KARAR TARİHİ : 21.05.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı bankadan kullanmış olduğu tüketici kredileri ve konut kredisi dolayısıyla haksız olarak tahsil edilen 3.241,08 TL’nin iadesi için davalı banka hakkında yapmış olduğu takibin davalının itirazı ile durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve inkar tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile itirazın iptaline, şartları oluşmadığından inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş; hüküm, her iki tarafça temyiz edilmiştir.
1-İİK’nın 67. maddesinin 2.fıkrası hükmünce, icra – inkar tazminatına hükmedilebilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması gerekir. Burada borçlunun kötüniyetli itiraz etmiş bulunması yasal koşullardan değildir. İnkar tazminatı, aleyhinde yapılan icra kovuşturmasına itiraz edip duran ve işin itirazla çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı, alacağın likit ve belli olması gerekir. Daha geniş bir açıklama ile borçlu tarafından alacağın gerçek miktarı belli, sabit ve belirlenmek için bütün unsurlar bilinmesi mümkün nitelikle olması yeterlidir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Öte yandan, alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir. Açıklanan yasal kuralların ışığında takip konusu alacak değerlendirildiğinde, borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilecek konumda bulunması nedeniyle alacağın likit ve muayyen nitelikte olduğunun kabulü ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece, davacının bu istemi hakkında kabul kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde icra inkar tazminatı talebinin reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Davalının temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacının eldeki dava ile kullanmış olduğu krediler nedeniyle tahsil edilen kesintilerin iadesi amacıyla yapmış olduğu takibe vaki itirazın iptalini istediği, mahkemece de davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmış ise de; icra takibi konusu olan kesinti tutarı içerisinde vergisel yükümlülük kapsamında tahsil edilen BSMV’nin de bulunduğu anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece, vergisel yükümlülüğün miktarının tespiti ile bunun dışında kalan haksız kesintiler miktarı üzerinden itirazın iptaline karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: yukarıda 1. bentte açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davacı yararına, 2. bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 220,85 TL harcın istek halinde iadesine, 21.5.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.