Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/5042 E. 2015/4613 K. 17.02.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5042
KARAR NO : 2015/4613
KARAR TARİHİ : 17.02.2015

MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı bankadan kullandığı kredi sırasında, davalı bankaca dosya masrafı ve komisyon ücreti adı altında kendisinden tahsil edilen bedellerin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı; davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın miktar itibariyle Tüketici Hakem Heyeti yetki ve görevinde olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafça temyiz edilmiştir.
Dava tüketici kredisinden doğan alacak istemine ilişkindir. Davacı kredi kullanımı sırasında banka tarafından kendisinden yapılan kesintilerin hangi kalemlerinin haklı hangilerinin haksız olduğunu bilmeksizin talepte bulunmuş, bankadan toplanan belgeler sonrasında yapılan kesintilerin 2.459,00 TL olduğu tespit edilmiştir. 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki kanunun 68. maddesinde “Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz.” düzenlemesi yer almakta ise de aynı kanunun yürürlük maddesinde kanunun, yayımı tarihinden itibaren 6 ay sonra yürürlüğe gireceği yani 28.05.2014 tarihinden sonra açılan davalarda uygulanacağı belirtilmiştir. Dava tarihi itibariyle mahkemece gerekçeye dayanak kanun maddesi yürürlüğe girmediği için uygulanması yerinde değildir. O halde mahkemece işin esasına girilerek sonucuna uygun karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 17.2.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.