YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/29829
KARAR NO : 2015/34116
KARAR TARİHİ : 23.11.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı banka şubesinden konut kredisi kullandığını, kullandığı kredi sırasında davalı bankaca dosya masrafı ve komisyon bedeli adı altında yapılan 3.000,00 TL kesintinin tahsili için yapılan icra takibinin davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek, davalının haksız itirazının iptali ile takibin devamına ve % 20 oranında icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davalı banka şubesinin taraf ehliyetinin bulunmaması nedeniyle davanın husumet reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nun 14/1. maddesinde bir şubenin işlemlerinden doğan davalarda, o şubenin bulunduğu yer mahkemesinin de yetkili olduğu düzenlenmiştir. Aynı Yasa’nın 52. maddesine göre tüzel kişiler yetkili organları tarafından temsil edilirler. 5411 Sayılı Bankacılık Kanunun tanımlar başlıklı 3. maddesinde şube, elektronik işlem cihazlarından ibaret birimler hariç olmak üzere, bankaların bağımlı bir parçasını oluşturan ve bu kuruluşların faaliyetlerinin tamamını veya bir kısmını kendi başına yapan, sabit ya da seyyar bürolar gibi her türlü işyerleri olarak tanımlanmıştır.
Banka şubeleri, banka adına kuruluş faaliyetlerinin tamamını veya bir kısmını kendi başına yapan birimler olup, şubenin yapmış olduğu işlemlerden doğan davalarda şubenin bulunduğu yer mahkemeleri de yetkilidir. Bankayı tüm faaliyetlerinde temsile yetkili olan şubelerin davada taraf ehliyetine sahip olmadığını kabul etmek, yukarıda belirtilen kanun maddelerinin amacına aykırı düşmektedir. Dosya kapsamından davaya konu konut kredisinin, davalı banka şubesince verildiği anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle davalı banka şubesinin kendi işlemlerinden dolayı açılan davada bankayı temsile yetkili olduğunun kabulü ile işin esasına girilerek hâsıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, belirtilen gerekçelerle davanın husumet nedeniyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, 23/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.