YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/19283
KARAR NO : 2015/35010
KARAR TARİHİ : 01.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, maliki bulunduğu binayı …Kentsel Dönüşüm projesi kapsamında davalıya devrettiğini, kendisine 2. Sınıf B grubu yapı esas alınarak ödeme yapıldığını ileri sürerek Bayındırlık Bakanlığı birim fiyatlarından kaynaklanan fark alacaklar ve kargir bina hesabı yapılması gerekmesi nedeniyle fazlası saklı kalmak üzere 10000 TL yapı fark bedelinin faiziyle birlikte tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davada İdari Yargının görevli olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmeş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı eldeki davada, davalıya devrettiği yapının bedelinin yanlış hesaplandığını ileri sürerek fark bedeli ödetilmesi isteminde bulunmuş, mahkemece davanın idari yargıda görülmesi gerektiğinden bahisle dava dilekçesinin usulden reddine karar verilmiş olup, eldeki davada çözülmesi gereken husus davaya bakma görevinin adli yargıya mı, idari yargıya mı ait olduğu hususudur.
Benzer bir olayda davanın reddine dair direnme kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda görüşülmesi sırasında, Dairemizce de benimsenen kararda da belirtildiği üzere taraflar arasında yapılan sözleşmenin tarafların özgür iradesiyle düzenlendiği, davacının özel hukuk hükümlerine tabi bu sözleşme uyarınca eksik belirlendiği iddia edilen bakiye alacağının talep edildiği, davacının bu talebinin kişisel hakka dayandığı, bu nedenle uyuşmazlıkta idari yargı değil adli yargı mahkemelerinin görevli olduğu anlaşılmaktadır.(Hukuk Genel Kurulunun 10.06.2015 gün 2014/13-1500 esas, 2015/1519 karar numaralı kararı)
Bilindiği üzere görev hususu kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilmesi gereken bir husustur. Bu bağlamda mahkemenin, görevli olup olmadığını talep olmasa dahi kendiliğinden gözetmesi zorunludur. Yukarıda açıklandığı üzere davacının talebi özel hukuk hükümlerine göre yapılan işlem neticesinde eksik ödenen bedele ilişkin olduğundan olayda görevli mahkeme adli yargı mahkemesidir. Mahkemece, değinilen bu yön gözetilerek işin esasına girilmek suretiyle hasıl olacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Birinci bentte açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, İkinci bentte açıklanan nedenlerle davacının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yerolmadığına, peşin alınan 27,70 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.