YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/41600
KARAR NO : 2015/34166
KARAR TARİHİ : 23.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kayın pederi olduğunu, davalıya borç olarak 23.01.2013 tarihinde 3.000,00 TL, 24.01.2013 tarihinde 3.000,00 TL olmak üzere toplam 6.000,00 TL yi havale yoluyla gönderdiğini, davalının borç olarak aldığı bu parayı geri ödemediğini beyanla 6.000,00 TL nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacı tarafından yollanan paranın torunlarının sünnet düğünleri için harcanmak üzere yollandığını, bu parayı daha sonra davacının eşi ve aynı zamanda kendi kızı olan …’ in hesabına geri yolladığını savunarak davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece,davanın kabulü ile; 6.000,00.-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, davacı damat tarafından, kayınbabası olan davalıya karşı açılmış olan karz akdine dayalı alacak davasıdır.
Uyuşmazlığın çözümünde öncelikle, ispat hukuku yönünden geçerli kuralların neler olduğu ve bu kuralların somut olayda tarafların kayınbaba-damat olmaları nedeniyle, ne şekilde uygulanması gerektiği irdelenmelidir;
Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun (HUMK) 288. (Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 200.) maddesinde, miktar ve değeri belli bir miktarın (HUMK’da 400,00 TL’nin, HMK’da 2.500,00 TL’nin) üzerinde olan hukuki işlemlerin senetle ispat edilmesi gerektiği, aynı Kanunun 290. (Hukuk Muhakemeleri Kanununun 201.) maddesinde de, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat edilemeyeceği hüküm altına alınmış, yine aynı Kanunun 293. (Hukuk Muhakemeleri Kanununun 203.) maddesinde de, senetle ispat zorunluluğunun istisnaları belirtilmiştir. Bu istisnalardan biri de, 1. derece kayın hısımları arasındaki hukuki işlemlerdir.
Somut olaya bakıldığında; kayınbaba-damat olan taraflar arasında alacak ilişkisinin bulunduğu, nitekim davacı tarafından davalının hesabına EFT yoluyla 6.000,00 TL havale edildiği sabittir.
Davacı, bu parayı davalıya borç olarak gönderdiğini iddia etmekte, davalı ise borç olarak yollanmadığını torunlarının sünnet düğünleri için yollandığını ve kızının hesabına geri yollandığını savunmaktadır. Sonuç olarak dava, değer itibariyle senetle ispat sınırında kalmakla birlikte, taraflar arasında, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 293. (Hukuk Muhakemeleri Kanununun 203.) maddesinde öngörülen, senetle ispat kuralının istisnaları arasında sayılan sıhri hısımlık mevcut olup, bu durumda davanın tanıkla ispatı mümkün olduğundan, mahkemece tarafların tanıklarının da dinlenerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, temyiz edilen hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 102,50 TL harcın istek halinde iadesine, 23/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.