YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/28009
KARAR NO : 2015/34418
KARAR TARİHİ : 24.11.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının 19.01.2005 tarihli düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile ….’nde bulunan 168 parsel sayılı taşınmazdaki hak ve hisselerinin tamamını 4.000,00 TL’ye murisi ….’ya satmayı vaad ettiğini, kendisi ile murisi ….’nın diğer mirasçılarının bir araya gelerek 03.06.2008 tarihli düzenleme şeklinde miras taksim sözleşmesi ile terekeyi paylaştıklarını ve söz konusu satış vaadi sözleşmesinden doğan hakların tamamının kendisine bırakılmasına karar verildiğini, bu nedenle eldeki davayı ikame ettiğini, satış vaadi sözleşmesine konu olan 168 parsel sayılı taşınmazın davalının murisi …. adına kayıtlı olduğunu, davalının ise 12/1232 miras hissesine sahip olduğunu ileri sürerek davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline, bunun mümkün olmaması halinde ise taşınmazın dava tarihindeki değerine karar verilmesini istediğini belirterek, keşifle belirlenecek değer esas olmak üzere şimdilik 4.000,00 TL’nin yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, 13.06.2014 tarihli dilekçesi ile talebini 5.520,16 TL’ye çıkarmıştır.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece tapu iptal ve tescil davasının; ifa olanağı doğmadan açıldığından reddine, davacı tarafından terditli ikinci talep olarak açılan tazminat davasının kabulüne, sabit olan 4.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Davacı, murisi …. ile davalı arasında yapılan satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazdaki davalı hissesinin tapu kaydının iptali ile adına tescilini, mümkün olmadığı takdirde ise davalının, satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazdaki hissesinin dava tarihi itibariyle bedelinin tahsilini istemiş davalı davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, davacının dava dilekçesinde tapu iptali ve olmadığı takdirde 4.000,00 TL tazminat talep ettiği, keşif yapıldıktan sonra davacı taraf keşifte belirlenen değer üzerinden harcı tamamlamış ise de talep ettiği tazminat miktarını artırdığına dair ıslah dilekçesi vermediği, davacının yatırdığı harcın terditli ilk talep olan tapu iptali davası yönünden eksik harcın tamamlanması için olduğu gerekçesi ile davacı tarafından terditli ikinci talep olarak açılan tazminat davasının kabulüne, sabit olan 4.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faizi ile tahsiline karar verilmiş ise de; davacı dava dilekçesinde harca esas değer olarak 4.000,00 TL göstermiş ve satış vaadine konu taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini, bunun mümkün olmaması halinde ise taşınmazın dava tarihi itibariyle değerini istemiştir. Mahkemece 29.05.2014 tarihinde yapılan keşif sonucunda düzenlenen 02.06.2014 havale tarihli ziraat mühendisi bilirkişi raporunda, davaya konu taşınmazın, davalının hissesi karşılığının dava tarihindeki değerinin 5.520,16 TL olduğu belirlenmiş, bunun üzerine davacı vekili tarafından 13.06.2014 havale tarihli dilekçe ile dava değeri olan 4.000,00 TL ile keşif sonucunda belirlenen 5.520,16 TL arasındaki fark kadar eksik kalan harcın ikmal edilmiş olduğu görülmüştür. Davacının dava dilekçesinde, terditli talep olarak; satış vaadi sözleşmesine konu taşınmazın dava tarihindeki değerinin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş olduğu ve harç noksanlığını da talebine uygun olarak gidermiş olması gözetilmesi ve 13.06.2014 tarihli dilekçesinin ıslah beyanı olarak kabul edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına peşin alınan 68,25 TL harcın istek halinde iadesine, 24/11/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.