Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/17665 E. 2015/22364 K. 29.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17665
KARAR NO : 2015/22364
KARAR TARİHİ : 29.09.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının bozulmasını mutazammın 24/02/2015 tarih, 2014/35155 Esas – 2015/3719 Karar sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Borçlu … yönünden yapılan karar düzeltme isteminin incelenmesinde;
Şikayetçi borçlu icra mahkemesine başvurusunda, sair itiraz nedenleri ile birlikte limit aşımı şikayetinde de bulunduğu, mahkemece istemin reddine karar verildiği görülmektedir.
İcra emrinin borçluya 20.12.2013 tarihinde tebliğ edildiği, icra mahkemesine başvurunun ise yasal yedi günlük süreden sonra 30.12.2013 tarihinde yapılmış olması karşısında; limit aşımı dışındaki itiraz ve şikayetlerin yasal yedi günlük süreden sonra yapılmış olması nedeniyle süre aşımından reddi, ipotek limitinin aşıldığı yönündeki şikayetinin ise esasının incelenerek oluşacak sonuca göre karar vermesi gerekirken, hesap kat ihtarına yasal süre içerisinde itiraz edilmediği gerekçesiyle şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsiz olup, mahkeme kararının borçlu … yönünden belirtilen nedenle bozulması gerekirken, Dairemizce kararın farklı gerekçe ile bozulduğu anlaşılmakla alacaklının borçlu … yönünden KARAR DÜZELTME İSTEMİNİN KISMEN KABULÜ ile mahkeme kararının yukarıda yazılı değişik gerekçe ile BOZULMASINA,
2-Borçlu … yönünden yapılan karar düzeltme isteminin incelenmesinde;
Alacaklı banka tarafından borçlular aleyhine başlatılan ipoteğin paraya çevrilmesi sureti ile ilamlı icra takibinde, borçlu icra mahkemesine süresinde yapdığı başvuruda; takipte belirtilen borcu kabul etmediklerini, takibe dayanak yapılan kredi sözleşmesini imzalamadıklarını, usulüne uygun hesap kat ihtarı keşide edilip tebliğ edilmediğini, hesap özetinde sorumluluk miktarının belirtilmediğini, ödeme emri yerine icra emri gönderildiğini, limit miktarı ile sınırlı takip yapılmadığını, takip dosyasına sunulan belgelerin onaylı suretlerinin bulunmadığını ileri sürerek takibin ve icra emrinin iptalini istediği, mahkemece, hesap kat ihtarına yasal süre içerisinde itiraz edilmediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verildiği, limit aşımı şikayeti konusunda inceleme yapılmadığı görülmüştür.
Teminat (limit) ipotekleri bakımından düzenleme getiren İİK’nun 150/ı maddesinde; “Borçlu cari hesap veya kısa, orta, uzun vadeli kredi şeklinde işleyen nakdi veya gayrinakdi bir krediyi kullandıran tarafın ibraz ettiği ipotek akit tablosu kayıtsız ve şartsız bir para borcu ikrarını ihtiva etmese dahi, krediyi kullandıran taraf, krediyi kullanan tarafa ait cari hesabın kesilmesine veya kısa, orta, uzun vadeli kredi hesabının muaccel kılınmasına ilişkin hesap özetinin veya gayrinakdi kredinin ödenmiş olması nedeniyle tazmin talebinin veya borcun ödenmesine ilişkin ihtarın noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafa kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adrese gönderilmek suretiyle tebliğ edildiğini veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığını gösteren noterden tasdikli bir sureti icra müdürüne ibraz ederse icra müdürü 149. madde uyarınca işlem yapar. Şu kadar ki, krediyi kullanan tarafın hesap özetine ve borcun ödenmesine ilişkin ihtara ya da gayrinakdi kredi nedeniyle tazmin talebine, kendisine tebliğ edildiği veya 68/b maddesi gereğince tebliğ edilmiş sayıldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde noter aracılığıyla itiraz etmiş olduğunu ispat etmek suretiyle icra mahkemesine şikayette bulunmak hakkı saklıdır” hükmü yer almaktadır.
Takibe dayanak ipotek akit tablolarının incelenmesinde; ipoteğin, doğmuş ve doğacak tüm borçları karşılamak üzere kurulmuş limit ipotekleri niteliğinde oldukları görülmektedir. Bu durumda, alacaklı banka, yukarıda açıklanan İİK’nun 150/ı maddesindeki şartları yerine getirmek suretiyle takibe başladığından borçluya icra emri gönderilmesinde yasaya uymayan bir yön yoktur. Hesap kat ihtarnamesine süresinde itiraz edilmiş olması da, icra emri gönderilmesine engel teşkil etmeyip, sadece borçluya icra mahkemesinde şikayet hakkı tanımaktadır.
Somut olayda, şikayetçi borçlu şirkete gönderilen hesap kat ihtarının borçluya 25.11.2013 tarihinde tebliğ edildiği, şikayetçi borçlunun temyiz dilekçesindeki beyanı doğrultusunda Dairemiz’in 21.10.2014 tarihli kararı ile ihtarnameye itiraza ilişkin ihtarnamenin gönderilmesi için dosyanın mahalline geri çevrilmesine karar verildiği, geri çevirme neticesi gelen belge incelendiğinde ise, borçlunun yasal sekiz günlük süre içerisinde Bursa 10. Noterliği’nin 28.11.2013 tarih 048547 yevmiye numarası ile ihtarnameye itiraz ettiği görülmektedir.
Bu durumda mahkemece, ipotek akit tabloları, hesap kat ihtarnamesi, hesap özeti, kredi sözleşmeleri, borçlunun hesap kat ihtarnamesine itirazı birlikte değerlendirilip bu konuda uzman bilirkişi marifetiyle inceleme yaptırılıp, ayrıca limitin aşılıp aşılmadığının değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde sonuca gidilmesi isabetsiz olup, mahkeme kararının belirtilen nedenlerle bozulması gerekirken, Dairemizce farklı gerekçe ile bozulduğu anlaşılmakla alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı değişik gerekçe ile bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ : Alacaklının karar düzeltme isteminin kısmen kabulü ile Dairemizin 24.02.2015 tarih ve 2014/35155 Esas – 2015/3719 Karar sayılı bozma ilamının kaldırılmasına, mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), 29/09/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.