Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/43558 E. 2015/34534 K. 26.11.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/43558
KARAR NO : 2015/34534
KARAR TARİHİ : 26.11.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davacı Asil … ve vekili avukat … geldi. Davalı taraftan gelen olmadığından, onların yokluğundan duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacılar, dava dışı …. ile 1.5.1992 tarihli devre tatil sözleşmesi imzaladıklarını, sözleşme gereğince 31.12.2020 tarihine kadar ….nde, her yılın 36. ve 37. haftalarında B 45 no’lu odalarda kalma ve tatil köyünün olanaklarından yararlanma hakkına sahip olduklarını, tatil köyünün sözleşme tarihinden sonra davalı …..’ne ve daha sonra da ….’ne devredildiğini, daha önce açmış oldukları davada tatil hakkının varlığı konusunda muarazanın giderilmesine ve kullandırılmayan 2005 ve 2006 yılları için tatil bedellerine hükmedildiğini, davalının devre tatil sistemini değiştirip herşey dahil sistemine geçerek, sözleşmede düzenlenmeyen fahiş ödentiler talep ettiğini, mutfaktan yararlanma şartlarının kaldırıldığını ve otelden yeme içme şartının dayatıldığını, devam eden 2007 ve 2008, 2009, 2010 ve 2011 yılları tatil haklarının bu şartlarda kullandırılmadığını ileri sürerek, fazla hakları saklı kalarak maddi tazminat ile 1.000 TL. manevi tazminatın haksız fiil tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının, 2004 yılından itibaren tatil hakkının kullandırılmaması nedeni ile bu yöndeki muarazanın giderilmesi ve tazminat isteğine ilişkin olarak açtıkları davanın ….Asliye Hukuk Mahkemesinde, 2004/601 E. 2007/441 K. sayısında görülerek karara bağlandığını, eldeki dava ile de 2007 , 2008, 2009, 2010 ve 2011 yılları için de tatil hakları kullandırılmadığından maddi ve manevi zararlarının ödetilmesini istemiştir.
Mahkemece, davacının tatil hakkını kullanmasına engel olunduğunu isbatlayamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Emsal dosyalarda alınan bilirkişi raporlarında da açıklandığı gibi; dava konusu olan bölümün 5 yıldızlı tatil köyü olarak herşey dahil sistemi ile işletildiği, odalarda yapılan düzenlemelerle yiyecek içecek üretimi için alanın kaldırıldığı açıklanmıştır. Davalı tarafça davacıya gönderilen tarihsiz yazıda, tesiste herşey dahil sistemine geçildiği, kişi başı 20 euro ödenmesi halinde bu sistemden yararlanabilecekleri , tesisin devam eden inşaat ve yenileme işleri nedeniyle 2007 sezonunda hizmete açılamadığı, devam eden işler nedeni ile otelin açılış tarihinin 15.7.2007 günü olarak belirlendiği, yenileme ve bakım bedellerini ödenmesi gerektiği bildirilmiş, 15.3.2008 tarihli yazıda da yenileme ve bakım bedellerinin ödenmesi ve kişi başı 25 euro ödeme yapılarak herşey dahil sisteminden yararlandırılacağı ve tesise gelip tatil yapabilecekleri belirtilmiştir.
Devre tatil sözleşmelerinde; tesis işletmecisi ve yatırımcısı bu sözleşme ile tatilciye belli dönemlerde tesisten yararlanma , kullanma, konaklama, kiralama hakkını belli bir bedel karşılığı tanımakta, devre tatilci de, başlangıçta peşin yada kısa süreli taksitle sözleşme bedelini ödemekte ayrıca her yıl tesisin bakım ve işletme bedeli olarak da cüz’i bir bedel ödemektedir. Bu hali ile, devre tatil sisteminden yararlanmak üzere sözleşme yapanlar genellikle, mütavazi bir bütçeye sahip, makul seviyede harcanacak bir bedel ile her yıl belli bir dönemde tatil yapmak isteyen kimselerdir. Mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, davalı taraf davacı ile müzakere etmeden, yeni sözleşme yapmadan veya mevcut sözleşmeyi karşılıklı olarak müzakere ile tadil etmeden oteli herşey dahil sistemine çevirmiş ve devre tatilcilerden bu sisteme geçiş için yaptırdığı yenileme ve lüks sayılabilecek iyileştirme bedellerini aidat olarak talep etmiştir. Bu hali ile, devre tatilcilerin rızaları dışında, sözleşme ile öngörülen amaç aşılarak ek külfet getirecek şekilde artırılan aidat bedellerini ödeme yapmaları şartı ile, tatil hakkından yararlanmaya zorlanamayacaklarının kabulü gerekir. Kaldı ki, tatilcilerin kullanımına tahsis edilen odalardaki mutfak sisteminin değiştirilmesi nedeni ile kullanım zorluğu getirildiği de açıktır. O halde, devre tatilcilerin değiştirilen sistemle tatil hakkını kullanma zorunlulukları bulunmadığının kabulü ile dava konusu yıllar için de maddi tazminata ilişkin olarak talebe haklarının bulunduğu kabul edilerek sonucuna uygun bir karar verilmelidir. Mahkemece yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi, usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen kararın davacı yararına BOZULMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, aşağıda dökümü yazılı 3,40 TL kalan harcın temyiz edenden alınmasına, 26.11.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.