Danıştay 5. Daire Başkanlığı 2021/353 E. , 2021/678 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
BEŞİNCİ DAİRE
Esas No : 2021/353
Karar No : 2021/678
DAVACI : …
DAVALI : … Kurulu / …
İSTEMİN KONUSU : Davacı tarafından, Hakimler ve Savcılar Kurulunun “görevden uzaklaştırma” kararı ile Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin aynı Kurulun …tarih ve …sayılı kararının iptali ve tüm özlük hakları ile görevden uzaklaştırıldığı 10/07/2020 tarihinden meslekten çıkarıldığı 27/11/2020 tarihine kadar eksik aldığı maaşlar ile meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren işbu dosyada verilecek karar tarihine kadarki maaşlarının ve 50.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek yasal faiziyle tarafına ödenmesi istenilmektedir.
DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Dava dilekçesinin, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesi uyarınca reddi gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Hüküm veren Danıştay Beşinci Dairesince, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 31. maddesinin atıfta bulunduğu 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 334. ve 337. maddeleri uyarınca davacının adli yardım isteminin kabulüne karar verildikten ve 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 14. maddesi uyarınca dosya incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE:
İLGİLİ MEVZUAT:
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun “Aynı dilekçe ile dava açılabilecek haller” başlıklı 5. maddesinin birinci fıkrasında, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılacağı, ancak aralarında maddi veya hukuki yönden bağlılık ya da sebep-sonuç ilişkisi bulunan birden fazla işleme karşı bir dilekçe ile de dava açılabileceği, birden fazla şahsın müşterek dilekçe ile dava açabilmesi için davacıların hak veya menfaatlerinde iştirak bulunması ve davaya yol açan maddi olay veya hukuki sebeplerin aynı olması gerektiği; 14. maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, dava dilekçeleri üzerinde 5. madde hükümlerine uygun olup olmadıkları yönünden ilk inceleme yapılacağı; 15. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde, 14. maddenin 3/g bendinde yazılı halde otuz gün içinde 5. maddeye uygun şekilde yeniden düzenlenmek veya noksanları tamamlanmak üzere dilekçelerin reddine karar verileceği hükümlerine yer verilmiştir.
2575 sayılı Danıştay Kanunu’nun ”İlk derece mahkemesi olarak Danıştay’da görülecek davalar” başlıklı 24. maddesinde, Danıştay ilk derece mahkemesi olarak; Bakanlar Kurulu kararlarına, Başbakanlık, bakanlıklar ve diğer kamu kurum ve kuruluşlarının müsteşarlarıyla ilgili müşterek kararnamelere, Bakanlıklar ile kamu kuruluşları veya kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarınca çıkarılan ve ülke çapında uygulanacak düzenleyici işlemlere, Danıştay İdari Dairesince veya İdari İşler Kurulunca verilen kararlar üzerine uygulanan eylem ve işlemlere, Birden çok idare veya vergi mahkemesinin yetki alanına giren işlere, Danıştay Yüksek Disiplin Kurulu kararları ile bu Kurulun görev alanı ile ilgili Danıştay Başkanlığı işlemlerine, karşı açılacak iptal ve tam yargı davaları ile tahkim yolu öngörülmeyen kamu hizmetleri ile ilgili imtiyaz şartlaşma ve sözleşmelerinden doğan idari davaları karara bağlayacağı hükmüne yer verilmiştir.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın ”Hakimler ve Savcılar Kurulu” başlıklı 159. maddesinin onuncu fıkrasında, Kurulun meslekten çıkarma cezasına ilişkin olanlar dışındaki kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulamayacağı, yine 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nun ”Yeniden inceleme, itiraz ve yargı yolu” başlıklı 33. maddesinin beşinci fıkrasında, Genel Kurulun veya dairelerin, meslekten çıkarma cezasına ilişkin kesinleşmiş kararlarına karşı yargı mercilerine başvurulabileceği; diğer kararlarının yargı denetimi dışında olduğu, meslekten çıkarma kararlarına karşı açılan iptal davalarının ilk derece mahkemesi olarak Danıştayda görüleceği, bu davaların, acele işlerden sayılacağı hükmüne yer verilmiştir.
375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamenin Geçici 35. maddesinde, ” A) Bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren üç yıl süreyle; terör örgütlerine veya Millî Güvenlik Kurulunca Devletin millî güvenliğine karşı faaliyette bulunduğuna karar verilen yapı, oluşum veya gruplara üyeliği, mensubiyeti veya iltisakı yahut bunlarla irtibatı olduğu değerlendirilen Anayasa Mahkemesi üyeleri hakkında Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun salt çoğunluğunca; Yargıtay daire başkanı ve üyeleri hakkında Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunca; Danıştay daire başkanı ve üyeleri hakkında Danıştay Başkanlık Kurulunca; hâkim ve savcılar hakkında Hâkimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunca, askeri hâkimler hakkında Milli Savunma Bakanının başkanlığında, Milli Savunma Bakanı tarafından birinci sınıf askeri hâkimler arasından seçilecek iki askeri hâkimden oluşan komisyonca ve Sayıştay meslek mensupları hakkında Sayıştay Başkanının başkanlığında, başkan yardımcıları ile Sayıştay Başkanı tarafından belirlenecek bir daire başkanı ve bir üyeden oluşan komisyonca meslekte kalmalarının uygun olmadığına ve meslekten çıkarılmalarına karar verilir. Bu kararlar, Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Meslekten çıkarma kararlarına karşı ilgili kanunlarda yer alan hükümler uyarınca itiraz edilmesi veya yeniden inceleme talebinde bulunulması üzerine verilen kararlar da Resmî Gazetede yayımlanır ve yayımı tarihinde ilgililere tebliğ edilmiş sayılır. Bu kişiler hakkında alınan kararlar on beş gün içinde Devlet Personel Başkanlığına bildirilir. Görevden uzaklaştırılanlar veya görevlerine son verilenlerin silah ruhsatları ve pasaportları iptal edilir ve bu kişiler oturdukları kamu konutlarından veya vakıf lojmanlarından on beş gün içinde tahliye edilir…” hükmü yer almıştır.
HUKUKİ DEĞERLENDİRME:
Yukarıda yer verilen kurallardan, Danıştay’ın ilk derece mahkemesi olarak inceleyeceği uyuşmazlıkların sayma suretiyle belirlendiği ve bunlar dışındaki bütün uyuşmazlıkların idare mahkemelerinin görevinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Dava dosyasının incelenmesinden, davacı tarafından Hakimler ve Savcılar Kurulunun “görevden uzaklaştırma” kararı ile 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin Geçici 35. maddesi uyarınca Hakimler ve Savcılar Kurulu Genel Kurulunun …tarih ve …sayılı kararı ile meslekte kalmasının uygun olmadığı ve meslekten çıkarılmasına ilişkin kararına karşı yapılan itirazın reddine ilişkin aynı Kurulun …tarih ve …sayılı kararının iptali ve tüm özlük hakları ile görevden uzaklaştırıldığı 10/07/2020 tarihinden meslekten çıkarıldığı 27/11/2021 tarihine kadar eksik aldığı maaşlar ile meslekten çıkarıldığı tarihten itibaren işbu dosyada verilecek karar tarihine kadarki maaşlarının ve 50.000,00 TL manevi tazminatın işleyecek yasal faiziyle tarafına ödenmesinin istenildiği anlaşılmıştır.
İdari yargılama usulündeki, her idari işlem aleyhine ayrı ayrı dava açılması gerektiğine ilişkin asıl kuraldan ayrık olarak getirilmiş olan 2577 sayılı Kanun’un 5. maddesinin birinci fıkrasına göre, birden fazla idari işleme karşı tek dilekçe ile dava açılabilmesi için, anılan maddede yer verilen “maddi veya hukuki yönden bağlılık” ya da “sebep-sonuç ilişkisi” koşullarının yanında İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun öngördüğü diğer koşulların birlikte gerçekleşmesi gerekmektedir.
Ayrıca; aralarında maddede aranan biçimde bağlılık ya da ilişki bulunsa bile, birden fazla idari işlemin aynı dilekçeyle idari davaya konu edilebilmesi için; bu durumun, Anayasa ile yargılama usulünü belirleyen yasalarda yer almış olan mahkemelerin görevlerini belirleyen ve kamu düzeninin korunması için getirilen kuralları ve anılan kurallarla korunan ve Anayasa’nın 37. maddesinde öngörülen “kanuni hakim ilkesi”ni ihlal ediyor olmaması da gereklidir.
Zira kamu düzeninin korunması için getirilen görev kuralları ile Anayasal bir ilke olan doğal hakim ilkesinin, davanın açılmasına ilişkin bir usul kuralının uygulandığı aşamadan daha önceki bir aşamayı ilgilendirdiği ve öncelikle dikkate alınması gerektiği açıktır.
Bu bağlamda, davacının meslekte kalmasının uygun olmadığı ve meslekten çıkarılmasına ilişkin karara karşı yaptığı itirazın reddine ilişkin kararın yargısal denetimi görevi 6087 sayılı Hakimler ve Savcılar Kurulu Kanunu’nun 33. maddesi uyarınca Danıştay’ın görev alanına girmekte ise de, Hakimler ve Savcılar Kurulunca davacının görevden uzaklaştırılmasına ilişkin işlemin İdare Mahkemesinin yargı denetimine tabi olacağı açıktır.
Bu durumda, farklı yargı düzeninin incelemesine tabi olan uyuşmazlık konusu her iki işleme karşı tek dilekçe ile dava açılması hukuken mümkün olmadığından, meslekten çıkarma kararına itirazın reddine ilişkin karara karşı ayrı, görevden uzaklaştırma kararına karşı ayrı dava açılması gerektiğinden, her iki işleme karşı tek dilekçe ile dava açılmasında 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesine uyarlık bulunmadığı sonuç ve kanaatine varılmıştır.
KARAR SONUCU:
Açıklanan nedenlerle,
1. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 5. maddesinin birinci fıkrasına uygun olmayan DAVA DİLEKÇESİNİN, aynı Kanun’un 15. maddesinin 1. fıkrasının (d) bendi gereğince bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren (30) gün içinde 5. maddeye uygun şekilde ayrı ayrı dava açılmak üzere REDDİNE,
2. Adli yardım talebinin kabul edilmesi nedeniyle davanın açılışı sırasında tahsil edilmeyen, aşağıda dökümü yapılan … TL yargılama giderinin davacıdan tahsili için vergi dairesine müzekkere yazılmasına,
3. Davanın yenilenmesi halinde yeniden harç alınmasına,
4. 2577 sayılı Kanun’un 15. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, yeniden verilen dilekçelerde aynı yanlışlık yapıldığı takdirde davanın reddedileceği hususunun davacıya bildirilmesine, 16/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.