YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/6733
KARAR NO : 2015/7642
KARAR TARİHİ : 30.03.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan ilamlı takipte borçlu, diğer fesih sebepleri yanında kendisine yapılan satış ilanı tebliğinin usulsüz olduğunu ileri sürerek … 170 parsel numaralı taşınmaz ihalesinin feshini talep etmiş, mahkemece talebin reddine karar verilmiştir.
Tebligat Kanunu’nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30/1. maddeleri uyarınca; yapılacak tebliğ işleminde muhatap adreste bulunmaz ise, adreste bulunmama nedeninin araştırılarak komşu (kapıcı, yönetici) beyanının alınması, beyanda bulunan komşunun mutlaka adı ve soyadının ve komşu olduğunun tebligat parçasına yazılması gerekir. Aksi halde yapılan tebliğ işlemi geçersiz olur.
Somut olayda; satış ilanı şikayetçi …’a 04.5.2013 tarihinde “adresin kapalı olması dağıtım anında bulunmaması nedeniyle isim vermeyen yan komşusu soruldu, sözlü beyanına göre muhatap … gitmesi nedeniyle evrak Merkez Mahallsei muhtarı … teslim edilip 2 nolu haber kağıdı kapısına yapıştırılmış ve en yakın komşusuna haber verilmiştir” şerhiyle tebliğ edilmiştir. Tebligat mazbatasına, dağıtıcı tarafından beyanda bulunan komşunun adı ve soyadı yazılmadığı için Tebligat Kanunu’nun 21/1. ve Tebligat Yönetmeliği’nin 30/1. maddeleri gereğince, tebliğ işlemi usulsüzdür.
İİK’nun 127. maddesi gereğince taşınmaz satışlarında, satış ilanının bir örneği borçluya tebliğ edilmelidir. Borçluya satış ilanının usulsüz tebliğ edilmesi başlı başına ihalenin feshi sebebidir.
O halde, mahkemece, yukarıda açıklanan nedenlerle şikayetin kabul edilerek ihalenin feshine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçe ile istemin reddi isabetsiz olduğu gibi, borçlunun sair fesih sebeplerinin hepsinin incelenmemesi 6100 sayılı HMK.’nun 297. maddesine aykırı olduğundan doğru bulunmamıştır.
SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.