YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31396
KARAR NO : 2015/7144
KARAR TARİHİ : 24.03.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (İcra Hukuk)
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi Tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Alacaklı tarafından borçlu aleyhine bonoya dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla başlatılan takipte, borçlunun imzaya itiraz ederek takibin iptali istemi ile icra mahkemesine başvurduğu, mahkemece itirazın kabulüne ve takibin durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Mahkemece imza incelemesi konusunda dosyanın Adli Tıp Kurumuna gönderildiği, adı geçen kurum tarafından düzenlenen 09.05.2014 tarihli raporda imzanın değerlendirildiği; ancak imzanın borçlunun eli ürünü olup olmadığı hususunun tespit edilemediğinin bildirildiği, bu rapora alacaklının tespit yapılamaması nedeniyle itiraz ettiği ve yeniden bilirkişi raporu alınmasını talep ettiği, mahkemece Adli Tıp Kurumunun resmi bilirkişi kurumu olduğu belirtilerek talebin reddedildiği anlaşılmıştır.
Adli Tıp Kurumundan alınan raporda, imzanın borçlu eli ürünü olup olmadığı hususunda net bir görüş bildirilmemiştir. Mahkemece Adli Tıp Kurumundan alınan rapor hükme esas alınarak itirazın kabulüne karar verilmiş ise de, sözkonusu raporun anılan kurumdan alınmış ve heyetçe düzenlenmiş olması yerleşik Yargıtay içtihatlarına göre ona üstünlük sağlamaz. Zira Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinin imza incelemesinde son merci olarak kabulü hususunda yasal bir düzenleme bulunmamaktadır (Hukuk Genel Kurulunun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-282 sayılı kararı ).
Mahkemece, alacaklı tarafından yeni bir bilirkişi incelemesi yapılması talep edildiğine göre, ispat yükünün alacaklıda olduğu kuralı nazara alınarak yeniden uzman bilirkişilerden oluşturulacak kuruldan rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 24/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.