YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2014/20655
KARAR NO : 2016/771
KARAR TARİHİ : 20.01.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak;
1-Şikayetçinin ifadesinde, aracı çalındığında ruhsatın aracın güneşliğinde olduğunu beyan etmesi ve araç bulunduktan sonra emniyet güçlerince hazırlanan evraklar arasında araç ruhsat fotokopisinin bulunduğunun tespit edildiği, soruşturma aşamasında dinlenen tanık ifadesinde aracı isimli kişinin getirdiğini ve bu aracı sanık ağabeyi olan başka bir araçla takas karşılığı verdiğini, 23.10.2009 tarihli oto satış sözleşmesinde adı geçen kendisi olmadığını beyan etmesi, sanık …’in ifadesinde de suça konu aracı satın aldığını ve yanlarında tanık olarak olduğunu ve daha sonra bu aracı sanık sattığını beyan etmesi, sanık Cumhuriyet savcılığındaki ifadesinde ise aracı satın alırken oto satış sözleşmesi düzenledikleri sırada araç sahibi olan …’nın da yanlarında olduğunu belirtmesi karşısında, ifadesinde adı geçen isimli kişinin tespiti ile isimli kişilerin tanık sıfatıyla ifadelerinin alınarak, 23.10.2009 tarihli oto satış sözleşmesinde …’nın isminin altındaki imzanın …’ya ait olup olmadığı ve yine bu sözleşmede isminin altındaki imzanın ait olup olmadığının tespiti ile sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabule göre de,
a- Sanık hakkında iddianamede hırsızlık suçundan dava açılmasına rağmen 5237 sayılı TCK’nın 165/1 maddesinden ek savunma hakkı verilmeden suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hüküm kurulmak suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 226/2. maddesine aykırı davranılması,
b-Sanığın olayda kullandığı ve sahte olduğu kabul edilen oto satış sözleşmelerinde farklı tarihler yazılmış ise de, bunların farklı tarihlerde düzenlendiğinin belirlenmesi mümkün olmadığından özel evrakta sahtecilik suçundan hüküm kurulurken 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanmayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı istem gibi BOZULMASINA, 20/01/2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.