Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/33331 E. 2015/26914 K. 14.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33331
KARAR NO : 2015/26914
KARAR TARİHİ : 14.09.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün taraflar avukatınca duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde temyiz eden davalılar vekili avukat … ile davacı vekili avukat…..’nın gelmeleriyle duruşmaya başlanılmış ve hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra karar için başka güne bırakılmıştı. Bu kez temyiz dilekçesinin süresinde olduğu saptanarak dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı,….. ve…’nin…. temsilcisi olduğunu, alıcı …. ile satıcı davalı … adına vekaleten işlem yapan …’un bir araraya gelerek davalı …’nin maliki olduğu 17 nolu dairenin satışı konusunda anlaştıklarını, taraflar arasında 20.08.2011 tarihli emlak satım sözleşmesi imzalandığını, sözleşme gereği satış bedelinin %2’si oranında komisyon ücreti ödeneceğinin kararlaştırıldığını, ancak tarafların haricen bir araya gelerek kendisini devre dışı bırakıp satış işlemini gerçekleştirdiklerini ileri sürerek, davalılar hakkında başlattığı icra takibine vaki itirazın iptali ile %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini dilemişlerdir.
Mahkemece, davalı … yönünden davanın kabulüne, takip dosyasındaki 20.000 TL asıl alacağa yönelik itirazın iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına, asıl alacağın %20’si oranında inkar tazminatının davalıdan tahsiline; davalı … hakkında açılan davanın husumetten reddine, takip dayanağı sözleşmede …’nin imzasının olmaması, vekaleten imza edildiğinin belirtildiği ancak davacı tarafından herhangi bir vekaletname ibraz edilmediği gerekçesi ile bu davalı hakkındaki takibin kötü niyetli olarak yapıldığının kabulü ile asıl alacağın %20’si oranında kötü niyet tazminatının davacıdan alınarak davalı …’ye verilmesine karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı …’un tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, İcra ve İflas Kanununun İİK’nın 67. maddesine dayalı itirazın iptali istemine ilişkindir. İcra ve İflas Kanununun 67 maddesinin 2.fıkrasına göre; “ Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı; diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir. ”Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir. Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı kötüniyetli kabul edilir. Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup,dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır. Hal böyle olunca,mahkemece, davalının bu istemi hakkında red kararı verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, usulün 438/7.maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle davalının tüm, davacının sair temyiz itirazlarının reddine,iki numaralı bent uyarınca hüküm fıkrasının ikinci bendinin 3. paragrafında yer alan “Davalı … hakkında yapılan takibin dayanağı olan sözleşmede imzasının olmaması, vekaleten imza edildiğinin belirtildiği ancak davacı tarafından herhangi bir vekaletname ibraz edilmediğinden, bu davalı hakkında takibin kötü niyetli olarak yapıldığının kabulü ile asıl alacağın %20’si oranında inkar tazminatının davacıdan alınarak davalı … ‘ye verilmesine” cümlesinin hükümden tamamen çıkartılarak, yerine “Davacının icra takibi yapmakta kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davalının, alacaklının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine ilişkin talebinin reddine” cümlesinin yazılmasına, hükmün düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, 1100,00 TL duruşma avukatlık parasının davalılardan alınarak davacıya ödenmesine, peşin alınan 25,20 TL. temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 1,024,65 Tl kalan harcın davalı …’tan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 14.09.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.