Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/644 E. 2015/627 K. 13.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/644
KARAR NO : 2015/627
KARAR TARİHİ : 13.04.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Muhkem eşyayı kırarak hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamına ve sanık müdafiinin aşamalardaki; olay tarihinde sanığın, müştekinin ikamet ettiği dairenin alt katında kaldığı, müşteki ile arkadaş olup onun evine girip çıktığı, fuhuşla iştigal edip polis baskınlarında yakalanmamak için havalandırma penceresinden çıktıkları yönündeki savunmaları karşısında, soruşturma aşamasında bu husus kendisine sorulmayan ve kovuşturma aşamasında ise ifadesi alınamayan müştekinin bulunabileceği muhtemel adresleri tespit edilip duruşmaya celbi sağlanarak; sanığı tanıyıp tanımadığı, sanığın iddia ettiği gibi olay tarihinde aynı binada kalıp kalmadıkları ve polis baskını sırasında yakalanmamak için söz konusu pencereden kaçmaları ve bu nedenden dolayı evinde sanığın parmak izinin çıkma ihtimalinin bulunup bulunmadığının sorulması, sanığın yeniden duruşmaya celbi ile savunmasını kanıtlayacak tanık ve sair bir kanıtının bulunup bulunmadığının açıklattırılması, yine aynı apartmanda oturup suç tarihi itibariyle sanık ve müştekiyi tanıyan tarafsız tanıklar varsa bu konularda bilgilerine müracaat edilmesinden sonra mevcut delillere göre suçun sanık tarafından işlendiği kanaati hasıl olursa; suç niteliğini belirlemek bakımından 05/01/2005 tarihli olay yeri inceleme raporunda ayrıntılı bir şekilde belirtilen müştekinin evine girilmek için camı kırılmış olan ve açık vaziyette bulunan pencerenin sağlam (muhkem) ve dayanıklı olup olmadığının tespiti için mahallinde keşif yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanığın ceza süresi yönünden kazanılmış hakkının korunmasına, 13/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.