YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/22814
KARAR NO : 2015/30865
KARAR TARİHİ : 21.10.2015
… mirasçıları 1-……, 2-…, 3-…… vekili avukat … ile …….vekili avukat … aralarındaki dava hakkında …… Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 23.10.2013 tarih ve 145-320 sayılı hükmün Dairenin 26.3.2015 tarih ve 18379-9677 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, …… İcra Müdürlüğü’nün 2011/321 sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını, alacağın süt satımından doğan bir alacak olduğunu, davalının ödeme güçlüğü içine düştüğünü, sürekli bekleme konusunda zaman istemesi nedeniyle uzunca bir süre beklemeden sonra açılan takibe yapılan haksız ve yersiz itirazla takibin durduğunu belirterek, davalının itirazının iptaline, takibin devamına ve % 40’dan az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalıdan alınmasına karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı tarafından temyizi üzerine dairemizin 26.03.2015 tarih 2014/18379 esas ve 2015/9677 karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş; davacı bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Davacı eldeki bu dava ile, davalı şirkete satılıp teslim edilen süt bedelinin ödenmemesi nedeniyle başlattığı takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı, borcunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiştir. Mahkemece, bilirkişi raporu esas alınarak, taraflar arasında süt alış verişi bulunduğu, hatta davacının davalı firmaya 31.01.2010-31.08.2010 tarihleri arasında 8.893, 15 TL’lik süt sattığı, ancak davacı tarafın ne kadar süt teslim ettiği ve buna ilişkin alacağını ispat edemediği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiştir.
Öncelikle belirtmek gerekirki, taraflar arasında akdi ilişkinin bulunduğu, yani davacının davalı şirkete süt sattığı ve teslim ettiği konusunda ihtilaf bulunmadığı gibi bu yön tarafların ve mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece aldırılan her iki bilirkişi raporunda da, davalının yasal defterlerinin incelenmesi sonucunda, davacının davalı şirkete toplam 8.893,15 litre süt verdiği, ancak davalının almış olduğu sütlere ilişkin ne miktar ödeme yapmış olduğunun belirli olmadığının tespit edildiği görülmüştür. Bu durumda ödemeye ilişkin ispat yükü davalı taraftadır, yani davalı satın aldığı malın bedelini ödediğini ispat ile yükümlüdür. Başka bir söyleyişle davalı, yasal belgeler ile davacıdan satın aldığı sütün bedelini ödediğini kanıtlaması gerekir. Kaldı ki davalı tarafça tek taraflı olarak düzenlenen kendi ticari kayıtlarının davacı aleyhine delil teşkil etmesi de sözkonusu değildir. Mahkemece, bu yönler gözardı edilerek ispat yükü ters çevrilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, kararın bu nedenle bozulması gerekirken sehven onandığı bu kez yapılan incelemeden anlaşıldığından, davacı tarafın karar düzeltme talebinin kabulüyle kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacının karar düzeltme itirazlarının kabulü ile, dairemizin 26.03.2015 tarih 2014/18379 esas ve 2015/9677 karar sayılı onama kararının kaldırılmasına, mahkeme kararının gösterilen nedenlerle BOZULMASINA, 21/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.