Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/36700 E. 2015/31244 K. 22.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/36700
KARAR NO : 2015/31244
KARAR TARİHİ : 22.10.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, davalılardan ….nin vekili olarak diğer davalı hakkında başlatılan icra takibi ve devamındaki itirazın iptali dosyasında yer aldığını, tarafların kendisinden habersiz sulh olduklarını ve davanın feragatle sonuçlandırıldığını, aynı gün vekalet ücretini ödememek için haksız şekilde azledildiğini, akdi ve yasal vekalet ücretinden her iki davalının da sorumlu olduğunu ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 24.700,00 TL vekalet ücretinin faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiş, ıslah ile talebini 64.700,00 TL ye yükseltmiştir.
Davalı ….. sulh olma gibi bir durumun söz konusu olmadığını, iddia edilen borcun gerçekte mevcut olmaması nedeniyle alacaklı asilin davadan feragat ettiğini, vekalet ücretinden kendilerinin sorumluluğunun bulunmadığını savunarak davanın reddini dilemiş; diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 35.700,00 TL’nin davalılardan tahsiline karar verilmiş; hüküm, davacı ve davalı ….. tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalı …..nin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, vekalet sözleşmesinden doğan ücret alacağının tahsili istemine ilişkindir. Davacı vekil, müvekkili ile diğer davalı hasmın haricen sulh olup aralarındaki dava değeri 400.000,00 TL olan itirazın iptali davasını feragatle sonuçlandırdıklarını belirterek her iki davalıdan sözleşemesel ve yasal vekalet ücreti alacağının tahsilini istemiştir. Mahkemece, yukarıda birinci bentte açıklandığı üzere haklı olarak davalılar arasındaki asıl iradenin sulh olduğu kabul edilmiş, bu halde avukatlık ücretinden her iki davalının sorumlu olacağı sonucuna varılarak yapılan hesaplamada sulh olunan gerçek değerin tespit olunamaması nedeniyle dava değerinin yarısı üzerinden Avukatlık Kanunu çerçevesinde sözleşmesel, asgari ücret tarifesi uyarınca da yasal vekalet ücreti hesaplanmıştır. Ne var ki Dairemizin kökleşmiş uygulamasında sulh olunan miktarın tespit olunamaması halinde takip edilen işin değerinin tamamı üzerinden hesaplama yapılması kabul edilmiş olup, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca da delillerin toplanmasından sonra davanın sulh veya feragat gibi irade beyanları ile sonuçlandırılması halinde tarifeye göre hesaplanacak ücretin tamamının hakedilmiş olacağı düzenlenmiştir. Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin itirazın iptali davasındaki değerin yarısı üzerinden hesaplama yapılarak yazılı şekilde davanın kısmen kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup hükmün bozulmasını gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davalı …..nin tüm temyiz itirazlarının reddi ile hükmün ikinci bentte açıklanan nedenlerle davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davacıya iadesine, aşağıda dökümü yazılı 1,828,97 TL kalan harcın davalıdan alınmasına, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 22.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.