YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/37188
KARAR NO : 2015/35354
KARAR TARİHİ : 03.12.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalının kızı olduğunu, rahatsızlığı nedeniyle davalı kızına vekaletname verdiğini, davalının bu vekaletname ile hesabında bulunan paraları çekerek kendi hesabına aktardığını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 280.000 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalıya tebligat çıkartılmamıştır.
Mahkemece, taraflar arasındaki uyuşmazlığın vekalet sözleşmesinden kaynaklandığı, buna göre tüketici mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 3. maddesine göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı yasanın 73. maddesi bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa Tüketici Mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür.
Bir hukuki işlemin sadece 6502 sayılı yasada düzenlenmiş olması tek başına o işlemden kaynaklanan uyuşmazlığın Tüketici Mahkemesinde görülmesini gerektirmez. Bir hukuki işlemin 6502 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için taraflardan birinin tüketici olması gerekir. Davacı, davalının kendisinin kızı olduğunu, işlemlerinin takibi için vekalet verdiğini, davalının bu vekaletnameyi kullanarak bankada bulunan hesabındaki paraları çekip kendi hesabına aktardığını ileri sürerek uğradığı zararın tazmini istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davacı, 6502 sayılı yasada tanımlanan tüketici vasfını taşımamaktadır. Vekalet sözleşmesinden kaynaklanan uyuşmazlıkların da 6502 sayılı yasa kapsamında olması için mutlak surette taraflardan en az birisinin tüketici vasfını taşıması gerekir. Aynı zamanda taraflar arasındaki işlemin de anılan yasada tanımı yapılan tüketici işlemi vasfını taşıması zorunludur. Somut uyuşmazlıkta davacı, yasada tanımı yapılan tüketici, davalı da hizmet sunan sağlayıcı kapsamında olmadığı gibi taraflar arasındaki uyuşmazlığa konu işlem de tüketici işlemi niteliğinde değildir. Bu itibarla taraflar arasındaki ilişki 6502 sayılı yasa kapsamı dışında kaldığından davaya bakma görevi genel mahkemelere aittir. Öyle olunca mahkemece işin esasına girilerek taraf delilleri sorulup toplandıktan sonra oluşacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde görevsizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 03.12.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.
…