Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/4001 E. 2015/5130 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/4001
KARAR NO : 2015/5130
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Sair temyiz itirazları yerinde değil ise de;
Alacaklı tarafından borçlu hakkında başlatılan genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile ilamlı icra takibinde, borçlu icra mahkemesine başvurusunda, takibin kesinleşmesinden sonraki dönemde icra müdürlüğüne yaptığı, hesap kat ihtarnamesinde belirtilen 221.709,93 TL asıl alacak ve % 19 faiz oranı esas alınarak dosya hesabının yapılması talebinin müdürlükçe reddine ilişkin işlemi şikayet ederek icra müdürlüğünün söz konusu ret kararının iptali ile dosya hesabının ihtarnamede bildirilen asıl alacak ve faiz oranı üzerinden yapılmasını talep etmiş, mahkemece, borçlu tarafından daha önceden faize itiraz edilmeyerek takip faiz oranının kesinleştiği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmiştir.
İİK.’nun 150/ı maddesi uyarınca; krediyi kullandıran tarafça, noter aracılığıyla krediyi kullanan tarafın kredi sözleşmesinde yazılı ya da ipotek akit tablosunda belirtilen adresine gönderilen hesap özetine, tazmin talebine veya ihtara tebliğ edildiği tarihten itibaren sekiz gün içinde itiraz edilmemesi halinde, ihtardaki borç miktarı kesinleşir. Ancak, böyle bir durumda, borçlu, kesinleşen borç miktarına ilişkin ödeme belgesi sunmak suretiyle itfa itirazında bulunabileceği gibi; ihtarnamedeki borç miktarına, takip tarihine kadar işletilen faiz miktarı ve faiz oranına da itiraz edebilir.
Somut olayda, borçluya gönderilen hesap kat ihtarında kredi sözleşmesinde belirtilen oranlarda faiz talebinde bulunulduğu, borçlunun bu ihtara süresinde itiraz etmeyerek hesap kat ihtarında yazılı miktar ile faiz oranının kesinleştiği, daha sonra takibe geçilerek örnek 6 numaralı icra emrinin borçluya 01.3.2012 tarihinde tebliğ edildiği, borçlu tarafından yasal süresi içerisinde icra emrine itiraz edilmediği, bu suretle takipte istenen asıl alacak ve işlemiş faizin kesinleştiği anlaşılmış ise de; alacaklı tarafça takip talebinde ve icra emrinde takipten sonraki dönem için hesap tablolarında belirtilen oranlarda işleyecek temerrüt faizi talep edildiğinden, icra müdürlüğünün şikayete konu bila tarihli kararı ile dosya hesabının takipte itirazsız kesinleşen % 80 faiz oranı üzerinden yapılacağına ilişkin kararı yerinde değildir.

O halde mahkemece, takip dayanağı kredi sözleşmesinde belirtilen oranların tespiti ile bu oranlar üzerinden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, icra müdürlüğünün alacaklının icra emrindeki talebinden farklı olarak takip tarihinden itibaren % 80 faiz oranını esas almasına yönelik kararın doğru olduğundan bahisle ve eksik inceleme ile şikayetin reddi yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Borçlunun temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.03.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.