YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/33580
KARAR NO : 2015/8573
KARAR TARİHİ : 06.04.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
Alacaklının borçlu hakkında başlattığı faturaya dayalı genel haciz yolu ile ilamsız icra takibine karşı borçlunun icra mahkemesine başvurusunda; ödeme emri tebliğ işleminin usulsüz olduğunu ileri sürerek tebliğ tarihinin öğrenme tarihi olarak bildirdiği 22.9.2014 olarak düzeltilmesini talep ettiği, mahkemece, şikayetin kabulü ile ödeme emrine itirazın süresinde olduğuna ve takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
Ödeme emri tebliğ işleminin usulsüzlüğü iddiasının yasal dayanağı İİK.nun 16. maddesi olup, bu yöndeki şikayetin, aynı maddenin 1. fıkrası uyarınca usulsüz tebliğ işleminin öğrenildiği tarihten itibaren 7 günlük süre içinde yapılması zorunludur.
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 32. maddesi gereğince tebliğ, usulüne aykırı yapılmış olsa bile muhatabı tebliğe muttali olmuş ise muteber sayılır. Muhatabın beyan ettiği tarih, tebliğ tarihi olarak kabul edilir.
Somut olayda, borçlu, 26.9.2014 tarihli şikayet dilekçesinde ödeme emri tebliğ işleminden 22.9.2014 tarihinde haberdar olduğunu bildirmiş ise de; borçlu vekilince, Trabzon Nöbetçi İcra Müdürlüğü aracılığıyla şikayete konu takip dosyasına ilişkin icra müdürlüğü ve dosya numarası da belirtilmek sureti ile, Trabzon Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2013/90 Esas sayılı tensip kararı gereğince icra takiplerinin ihtiyati tedbir yolu ile durdurulmasına ilişkin kararının yerine getirilmesi için gönderilen 27.6.2013 tarihli dilekçe gereğince takipten en geç bu tarihte muttali olduğu görülmektedir. Bu durumda, usulsüz tebligat şikayetini de bu tarihten itibaren en geç 7 gün içinde icra mahkemesinde ileri sürmesi gerekir.
Hal böyle olunca, borçlunun öğrenme tarihine göre, 26.9.2014 tarihinde icra mahkemesine yaptığı başvuru, İİK’nun 16/1. maddesinde öngörülen yasal yedi günlük süreden sonra olup, mahkemece, şikayetin süre aşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasının incelenerek yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ :Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 06.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.