Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/1796 E. 2015/5089 K. 09.03.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/1796
KARAR NO : 2015/5089
KARAR TARİHİ : 09.03.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının onanmasını mutazammın 30.10.2014 tarih, 2014/26977-25380 sayılı daire ilamının müddeti içinde tashihen tetkiki şikayetçiler tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi …..tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Sair karar düzeltme nedenleri yerinde değil ise de;
İİK.’nun 134/2. maddesinde; ”İhalenin feshini, Borçlar Kanunu’nun 226. maddesinde yazılı sebepler de dahil olmak üzere yalnız satış isteyen alacaklı, borçlu, tapu sicilindeki ilgililer ve pey sürmek suretiyle ihaleye iştirak edenler yurt içinde bir adres göstermek koşuluyla icra mahkemesinden şikayet yolu ile ihale tarihinden itibaren yedi gün içinde isteyebilirler” hükmüne yer verilmiştir. Öte yandan, aynı maddede; ”Talebin reddine karar verilmesi halinde icra mahkemesi davacıyı feshi istenilen ihale bedelinin yüzde onu oranında para cezasına mahkum eder. Ancak işin esasına girilmemesi nedeniyle talebin reddi halinde para cezasına hükmolunamaz” düzenlemesi öngörülmüştür.
Somut olayda, fesih talebinde bulunan şikayetçilerin, 11.10.2013 tarihinde ihalesi yapılan 1479 ada 23 parsel sayılı taşınmaza ilişkin tapu kaydının iptaliyle adlarına tescili için Çorlu 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/529 Esas sayılı dosyası kapsamında görülen tapu iptali ve tescil davasını açan kişiler oldukları ve anılan davanın, ihalenin feshine yönelik şikayet tarihi itibariyle henüz karara bağlanmadığı görülmektedir. Bu durumda, şikayetçilerin tapu kaydında taşınmaz maliki olduklarından bahsedilemeyeceğine göre, adı geçenlerin İİK.’nun 134. maddesinde belirlenen “tapudaki ilgili” sıfatlarının bulunmadığı açıktır. Öte yandan, şikayetçilerin pey sürmek suretiyle ihaleye de iştirak etmedikleri anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, şikayetçilerin ihalenin feshi isteminde bulunmalarına yasal imkan yoktur.
O halde, mahkemece, şikayetçilerin aktif husumet ehliyetleri bulunmadığı gözetilerek işin esasına girilmeden istemin reddi gerekirken, işin esasının incelenerek hüküm tesisi yerinde değil ise de, sonuçta istem reddedildiğinden mahkeme kararı sonuç itibariyle doğrudur. Ancak; İİK.’nun 134/2. maddesi uyarınca, işin esasına belirtilen nedenle girilmemiş olacağından şikayetçiler aleyhine para cezasına hükmedilmesi isabetsiz olup, hükmün bu nedenle bozulması gerekir ise de, anılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından kararın Dairemizce düzeltilerek onanması gerekirken, doğrudan onandığı anlaşılmakla şikayetçilerin karar düzeltme istemlerinin kısmen kabulü gerekmiştir.

SONUÇ : Şikayetçilerin karar düzeltme istemlerinin kısmen kabulü ile Dairemizin 30.10.2014 tarih ve 2014/26977-25380 sayılı onama ilamının kaldırılmasına, Çorlu İcra Hukuk Mahkemesi’nin 04.03.2014 tarih ve 2013/577 E.-2014/94 K. sayılı kararının hüküm bölümünün 1 numaralı bendinde yer alan ”Şikayetçi taraf aleyhine ihale bedelinin %10’u oranında para cezası hükmedilmesine” ibarelerinin karar metninden tamamen çıkarılmasına, kararın düzeltilmiş bu şekliyle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 438. maddeleri uyarınca (ONANMASINA), 09/03/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.