YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/31161
KARAR NO : 2015/7215
KARAR TARİHİ : 26.03.2015
MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki taraflarca istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
1-Borçlunun temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, temyiz olunan kararda yazılı gerekçelere göre yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının REDDİNE;
2-Alacaklının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Alacaklı tarafından çeke dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile başlatılan takip üzerine, borçlu vekili icra mahkemesine başvurarak, dayanak çekin keşide tarihinin 30.11.2012 olmadığını, tarihin değiştirildiğini, keşide tarihindeki düzeltme ve parafın şirket yetkilisine ait olmadığını, bu nedenle çekin kambiyo senedi vasfını yitirdiğini iddia ederek takibin iptalini talep etmiş, mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemelerine göre parafın şirket yetkilisi …’e ait olmadığı gerekçesiyle takibin İİK’nun 170/a madde gereğince iptaline karar verildiği anlaşılmıştır.
HMK.nun 207. maddesi hükmü gereğince senetteki düzeltmelerin borçlu (keşideci) tarafından paraf edilmesi gereklidir. Yani, senette mevcut olan çıkıntı veya senet metni altındaki kazıntı veya silinti ayrıca tasdik edilmemiş ise inkâr halinde yok hükmündedir. Bu nedenle senet üzerinde yapılan değişikliklerin geçerli olabilmesi için, düzenleyen tarafından imza veya paraf edilmek suretiyle onaylanması gerekir. Anılan imzaya veya paraf imzasına itiraz halinde, mahkemece yöntemince imza incelemesi yapılmalıdır. Düzeltmenin onaylı olmaması veya imzanın keşideciye ait olmadığının anlaşılması halinde, düzeltme yok hükmünde olup, senedin düzeltme öncesi durumuna göre değerlendirme yapılır. Borçlunun söz konusu itirazları sabit olduğu takdirde; çekin TTK.nun 796. ve 808. maddelerinde (Eski TTK.nun 708. ve 720.) öngörülen yasal süreden sonra ibraz edildiği sonucuna varılacak ve İİK.nun 170/a-2. maddesi uyarınca takibin iptaline karar verilebilecektir.
Çekin keşide tarihinde tahrifat yapıldığı ve paraf imzanın da sahte olduğu yönündeki itirazlar bilirkişi incelemesi ile sonuçlandırılmalıdır. Çek keşideci tarafından düzenlenmiş olduğundan, çek üzerindeki çıkıntı ve değişikliklerin keşideci tarafından paraf edilmesi gerekir.
Somut olayda dosya içerisinde bulunan 15.02.2011 tarihli imza sirkülerine göre takip konusu çekin tanzim tarihinde … ve …’in şirketi temsil ve ilzama münferiden yetkili kılındıkları görülmüştür.
Mahkemece hükme esas alınan 12.06.2014 tarihli bilirkişi raporunda şirket yetkililerinden … yönünden keşide tarihinde mevcut paraf imza konusunda incelemesi yaptırılmış olmakla birlikte tahrifatın varlığı yönünde herhangi bir inceleme yaptırılmamış ve rapor alınmamış olduğu anlaşılmaktadır.
O halde mahkemece, itiraz edilen parafın yukarıda isimi yazılı diğer şirket yetkilisi …’e ait olup olmadığı yönünde de imza örneklerinin toplanarak çekte borçlu şirket adına atılan parafın adı geçen kişiye ait olup olmadığı yönünden bilirkişi incelemesi yaptırılması ve adı geçenin de eli ürünü olmadığının anlaşılması halinde, çekin tanzim tarihinde tahrifat olup olmadığı, tahrifat var ise tahrifattan önceki halinin bilirkişi marifetiyle tespit edilmesi, yapılacak tespite göre ibrazın süresinde olup olmadığı belirlenmek suretiyle oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken tahrifat konusunda inceleme yapılmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda (2) nolu bentte yazılı nedenlerle İİK’nun 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.03 .2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.