Yargıtay Kararı 12. Hukuk Dairesi 2015/5251 E. 2015/8330 K. 02.04.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 12. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5251
KARAR NO : 2015/8330
KARAR TARİHİ : 02.04.2015

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki alacaklı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü :
Şikayetçi borçlular icra mahkemesine başvurarak; satış ilanının tebliğ edildiği adresin mernis adresleri olmayıp üçüncü kişi … tarafından işletilen işletme adresi olduğu ve tebliğ yapılan işçinin daimi çalışan olmadığından bahisle usulüne uygun tebliğ edilmediğini ve sair fesih sebeplerini ileri sürerek ihalenin feshini talep etmiş, mahkemece tebligat zarfında mernis adresi olduğuna dair şerh verilmiş ise de mernis adresinden farklı bir adrese ve TK’nun 21/2. maddesine göre yapıldığı ve tebliğ yapılan işçinin Sosyal Güvenlik Kurumu İl Müdürlüğü’nün cevabi yazısıyla borçluların çalışanı olmadığının tespit edildiği gerekçesiyle şikayetin kabulü ile ihalenin feshine karar verilmiştir.
7201 Sayılı Tebligat Kanunu’nun 17. maddesine göre bir yerde devamlı olarak meslek veya sanatını icra edenler o yerde bulunmadıkları takdirde, tebliğ o yerdeki daimi memur veya müstahdemlerden birine yapılır. Borçlunun geçici olarak o yerde bulunmadığının tespiti halinde, tebligatın o yerde bulunan yukarıda sayılan kişilere yapılması gerekir. Tebligat Kanunu’nun 17. ve Tebligat Kanununun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 26. maddesi gereğince, ilgilinin o yerde geçici olarak bulunmadığı hususu dağıtıcı tarafından tesbit edilerek, tebligat mazbatasına şerh verilmesi gerekir. Şerh verilmeden yapılan tebligatlar usulsüzdür.
Somut olayda satış ilanı tebligat mazbatasında, tebliğ işleminin “muhatabın o anda çarşıda olması sebebiyle aynı adreste kendisiyle birlikte sürekli çalışan ve imzaya ehil olan işçi… imzasına tebliğ edilmiştir” şerhiyle yapıldığı, tebligatın şeklen usule uygun olduğu anlaşılmakla birlikte, beyana dayalı olarak düzenlenen SGK sigortalı çalışan kayıtları esas alınarak, tebligatı alan…’in tebliğ tarihinde borçluların çalışanı olmadığından bahisle tebligatın usulsüz olduğuna karar verilmesi doğru değildir.
Bu durumda mahkemece, tebliğ yapılan…’in tebliğ tarihi itibariyle borçluların çalışanı olup olmadığı hususunun kolluk marifetiyle araştırılarak ve bu konuda tarafların delilleri toplanarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi isabetsizdir.
SONUÇ : Alacaklının temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK’nun 366. ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 02/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.