Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/20749 E. 2015/16259 K. 21.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/20749
KARAR NO : 2015/16259
KARAR TARİHİ : 21.05.2015

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacılar, davalılardan müteahhit ..’ın yaptığı inşaattan dubleks villa satın alıp tapusunu devraldıklarını, satış bedeli için kullanılan kredinin davalı müteahhit hesabına geçmesi nedeniyle daha önce verilen senetlerin bedelsiz kalmasına rağmen diğer davalılara ciro edilerek takibe konulduğunu bildirerek borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,hüküm davacılar ve davalılardan Adnan tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun, birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek yada tüzel kişiyi ifade eder şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir. Somut uyuşmazlıkta, davacılar ile davalı müteahhit Adnan arasında tüketici kanununda tarif edilen şekilde taşınmaz satışı yapılmış olup, ihtilaf bu taşınmazın satış bedeli için verilen senetlerden borçlu olunmadığına ilişkindir.Diğer davalılarda dava konusu senetlerde ciranta olmaları nedeniyle davalı Adnan’a tebaen davalarının birlikte görülmesi gerekir.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi bu kanunu uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz.Mahkemece, mahallinde müstakil bir tüketici mahkemesi bulunması nedeniyle, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde işin esasına girilerek hüküm tesisi usul ve yasaya aykırıdır.
2-Bozma nedenine göre davacıların ve davalı Adnan’ın sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle kararın temyiz eden davacılar ve davalı Adnan yararına BOZULMASINA, 2. bentte gösterilen nedenle ve davalı Adnan’ın diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gerek olmadığına, peşin alınan 25,20 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 21/05/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.