YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8756
KARAR NO : 2015/16754
KARAR TARİHİ : 25.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı Bakanlığı, davalı şirket ile 24.09.2010 tarihli 107 kalem ilaç ve serum alım sözleşmesi imzaladıklarını, teslim alınan ilaçlardan 20 adet .. adlı ilacın sahte olduğunun tespit edilmesi üzerine, olayın Cumhuriyet Başsavcılığına intikal ettiğini, soruşturmanın halen devam ettiğini, sözleşme şartlarına uygun davranmayan davalı şirketin, sözleşme konusu ilaçlar yerine sahte ilaçlar temin ederek suç işlediğini ve kendilerini mağdur ettiğini, davalının, davacı bakanlık aleyhine icra takibi başlatmasının tartışmalı olduğunu ileri sürerek, davaya konu icra takip dosyası nedeni ile davalıya borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı şirket, davacının ilaçların sahte olduğunu ispatlaması gerektiğini, ilaçların davacı şirket tarafından başka depo ve eczanelerden temin edildiğini, ilaçların sahteliği tespit edilse bile kusurunun bulunmadığını savunarak, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, faturadaki üç malzemeden sadece birinin ayıplı olduğu, ayıplı malzeme tutarının ise 56.484,00 TL olduğu, faturadaki diğer iki malzeme bedelinin davacı tarafından ödendiği, bu tutarın da 16.280,40 TL olduğu, böylece takibe konu 16.286,40 TL lık kısım ödendiğinden, geri kalan 56.484,00 TL takibe mesnet malzemenin de ayıplı olduğunun üretici firma yazısı ile kanıtlandığı, davacı tarafından fatura bedelinin ödenmemesinin haklı ve hukuki olduğu gerekçesi ile, taleple bağlılık ilkesi gereğince takip tarihi 27.08.2012’ye kadarki dönemle ilgili faiz hesabının mahkemece re’sen yapılarak, davacının 4.848,00 TL yönünden işlemiş faiz borcu olduğunun tespitine, 72.770,40 TL asıl alacak ve 17.587,71 TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş; hüküm, taraflarca temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının tüm temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde; davacı, davalı şirket ile imzaladığı ilaç ve serum alım sözleşmesi gereği teslim edilen 20 adet ilacın sahte olduğunun tespit edilmesine rağmen davalının, davacı bakanlık hakkında icra takibi başlattığını ileri sürerek, icra takibinden dolayı borçlu olmadıklarının tespiti için eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, ..nin yazısı ve bilirkişi raporu esas alınmak suretiyle, davacının 4.848,00 TL yönünden işlemiş faiz borcu olduğunun tespitine, 72.770,40 TL asıl alacak ve 17.587,71 TL işlemiş faiz yönünden borçlu olmadığının tespitine karar verilmiş ise de, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 6098 sayılı B.K.’nun 117.maddesi hükmü uyarınca muaccel bir borcun borçlusu, alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. Dava konusu olayda davalının davacıyı takip tarihinden önce temerrüde düşürdüğü ispatlanamadığı halde, taleple bağlılık ilkesi gereğince takip tarihi olan 27.08.2012 ye kadarki dönemle ilgili işlemiş faiz hesabı yapılması doğru değildir. Hal böyle olunca mahkemece, kısmi ödenen 16.286,40 TL yönünden takip tarihi olan 27.08.2012 tarihinden ödeme tarihi olan 17.09.2012 tarihine kadarki dönem için faiz hesaplaması yapılması amacıyla bilirkişiden ek rapor alınarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, aksine düşüncelerle yazılı şekilde karar verilmiş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte belirtilen nedenlerle davalının tüm temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte belirtilen nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde davalıya iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25.5.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.