YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/6441
KARAR NO : 2015/2149
KARAR TARİHİ : 12.05.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
Dosya kapsamından, sanığın, olay günü gece saat 23.00 sıralarında müştekinin işyerine hırsızlık amacıyla gelerek muhkem nitelikteki demir korkuluğu esnetip yine muhkem nitelikteki vitrin camını kırarak işyeri içine girdiği ve toplamda 2500 TL değerinde olan cep telefonları ile kılıflarını çaldığı, kırılan vitrin camı üzerinden elde edilen parmak izinin sanığa ait olduğunun tespit edildiği, sanığın aşamalarda atılı suçu ikrar ettiğinin anlaşılması karşısında,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; atılı suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5237 sayılı TCK’nın 142. maddelerinde tanımlanan hırsızlık suçu ile 765 sayılı TCK.nın 493/1 maddesinde yer alan suçun öğelerinin farklı olduğu, sanığın eylemine uyan 765 Sayılı TCK’nın 493/1. maddesi uyarınca cezanın alt sınırının 3 yıldan başladığı, suç tarihi itibariyle çalınan eşyaların değeri pek fahiş olmakla anılan yasanın 522. maddesinin lehe uygulanamayacağı ve aynı yasanın 81/2. maddesi gereğince mükerrir olan sanık hakkında verilecek cezadan artırım yapılması gerekeceği, 5237 sayılı TCK bakımından ise sanığın eyleminin 142/1-b ve 143. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçunu oluşturduğu atılı suçun alt sınırının 2 yıldan başladığı, sanığın eylemi hırsızlık suçu yanında ayrıca aynı yasanın 116/2-4 ve 151/1. maddelerine uyan işyeri dokunulmazlığının ihlali ve mala zarar verme suçlarını da oluşturuyor ise de 3.11.2002 olan suç tarihi de dikkate alınmak suretiyle, 5252 sayılı Yasanın 9/3. maddesi uyarınca sanık yararına olan hükmün önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak ortaya çıkan sonuçların birbiriyle karşılaştırılarak, varılacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme ile sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/2-d maddesinde yazılı bulunan suça uyduğu gerekçe kılınarak yazılı şekilde karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’nun temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12.5.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.