YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/34383
KARAR NO : 2015/31322
KARAR TARİHİ : 23.10.2015
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı; davalı bankadan 26.03.2012 tarihinde 120.000,00 TL’lik konut kredisi kullandığını, kullanmış olduğu kredi nedeniyle 1.650,00TL dosya masrafı ile 10.01.2013 tarihinde 2.992,00TL yeniden yapılandırma ücreti olmak üzere, toplam 4.642,00 TL’nin haksız olarak alındığını ileri sürerek 4.642,00 TL’nin dava tarihinden itibaren en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
6100 sayılı HMK’nın 294. Maddesi gereğince mahkeme, yargılamanın sona erdiği duruşmada hükmü vererek tefhim eder. Hükmün tefhimi herhalde hüküm sonucunun duruşma tutanağına geçirilerek okunması suretiyle olur. Zorunlu nedenlerle sadece hüküm sonucunun tefhim edildiği hallerde gerekçeli kararın tefhim tarihinden başlayarak bir ay içinde yazılması gerekir. HMK’nın 297/2. Maddesi gereğince, hükmün sonuç kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin taleplerden herbiri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Yine HMK’nın 298/2. Maddesi gereğince de, gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz. Öte yandan kararın gerekçesi ile hükmünde birbirine uyumlu olması gerekir.
Somut olayda mahkemenin kısa kararında “4.647,00TL’nin dava tarihinden itibaren davalı bankanın uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” şeklinde karar verilmiş olmasına rağmen gerekçeli kararın hüküm fıkrasında “4.467,00TL’nin dava tarihinden itibaren davalı bankanın uyguladığı en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” hükmedilmiş olması, kısa karar ile kararın gerekçesi ve hüküm fıkrası arasında çelişki yaratmıştır. Bu husus yukarıda açıklanan kısa kararla gerekçeli karar ve hüküm fıkrasının birbirine uygun olması gerekliliğine ilişkin ilke ve yasa hükümlerine aykırı olup mahkemece, 10.04.1992 gün ve 1991/7 esas ve 1992/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da benimsendiği gibi, kısa karar ile bağlı kalınmaksızın, ancak kısa karar ile gerekçeli karar ve hüküm fıkrası arasındaki çelişki giderilecek şekilde yeniden bir karar verilebilmesi için usul ve yasaya aykırı olan hükmün bozulması gereklidir.
1-Bozma sebebine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1. bentte açıklanan nedenle temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, 2. bentte açıklanan nedenle bozma sebebine göre davalının temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 80,00 TL harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 23/10/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.