YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/31381
KARAR NO : 2015/1422
KARAR TARİHİ : 28.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan,söz konusu suç,seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın, şikayetçiye ait arazide bulunan 31 adet selvi ağacını, ağaçların yanında bulunan kendisine ait araziye zarar verdiği için kestiği, bu eylemiyle mala zarar verme suçunu işlediğinin iddia edildiği olayda;
1-Sanığın savunmasında, katılana ait ağaçların kendi bahçesine sarkan dallarının budanması hususunu katılana ulaşamadığından bekçisine söylediğini, katılanın izin vermesi üzerine çağırdığı işçilere budattığını, katılanın bekçisinin budatma işlemi yapılırken işçilerin yanında olduğunu beyan etmesi, katılanın da sanığın ağaçlardan rahatsız olduğunu söylemeden ve haber vermeden ağaçları budattığını ifade etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, katılanın budama işlemine rızası
olup olmadığı, sanığın atılı suçu kasten işleyip işlemediğinin belirlenmesi amacıyla tanıklar…’ın olaya ilişkin beyanların alınması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Gerekçeli kararda, katılanın beyanının başka bir olaya ilişkin olması ve dosya içeriğiyle örtüşmemesi,
3- Kabule göre de; TCK’nın 53/3. maddesi gereğince, mahkûm olduğu hapis cezası ertelenen hükümlünün sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından aynı Kanun’un 53/1. maddesinin uygulanamayacağının gözetilmmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.