Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/24190 E. 2015/35656 K. 07.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/24190
KARAR NO : 2015/35656
KARAR TARİHİ : 07.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tahsis iptal işleminin iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı tarafından kendilerine tahsis edilen 101 ada 3 parsel sayılı taşınmazda imar planı tadilatı yapılarak yeni arsaların oluşturulmasına ve yeni oluşturulacak arsa kısımlarının tahsislerinin iptal edilmesine dair 18.08.2010,22.07 2010 ve 16.09.2010 tarihli kararların usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek iptaline karar verilmesini istemiş, birleşen dosyada ise, davalının 30.03.2011 tarihli kararı ile inşaat ruhsatı alındığı tarihten itibaren firmanın Uygulama Yönetmeliğinde ve OSB Yönetimi ile firma arasında yapılan 30.05.2006 tarihli sözleşmede belirtilen süre içerisinde inşaatını tamamlayarak yapı kullanma izni almak için başvurmadığı ve üretime başlamadığı tespit edildiğinden arsa tahsisinin iptaline karar verildiğini, davalının altyapı inşaatını tamamlamaması nedeniyle inşaatın bitirilemediğini, kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek bu kararın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı, davacı şirket tarafından 3.000 m2 inşaat yapılmış olup, kullanım alanı olarak 6.000 m2 yeterli iken tahsis edilen alanın 45.479 m2 olduğunu, tahsisi edilen alanın fazla olması nedeniyle fazla kısmın ifraz edilerek başka üreticilere tahsis edilmesinin amaçlandığını savunmuştur.
Mahkemece, asıl ve birleşen davaların kabulü ile … yönetim kurulunun 18.08.2010 tarih ve 2010/13 Karar sayılı ve 30.03.2011 tarih ve 2011/06 Karar sayılı kararları ile … müteşebbis heyetinin 22.07.2010 tarih ve 2010/5 karar sayılı ve 16.09.2010 tarih ve 2010/07 karar sayılı ve 30.03.2011 tarih ve 2011/13 Karar sayılı kararlarının 101 ada, 3 parsel sayılı taşınmaz bakımından iptaline karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-… Yönetim Kurulu’nun 18.08.2010 tarih ve 2010/13 ve 22.07.2010 tarih ve 2010/05 sayılı kararları ile 101 ada 3 nolu parselde bulunan davacı şirkete tahsisli taşınmazda imar planı tadilatı yapılarak yeni arsaların oluşturulmasına ve yeni oluşturulacak arsa kısımlarının tahsislerinin iptal edilmesine karar verilmiştir. Davacı, asıl davasında davalı tarafından verilen kararların haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek bu kararların iptalini istemiştir. Mahkemece, hiçbir gerekçe gösterilmeden asıl davanın kabulüne ve bu kararın iptaline karar verilmiştir. Taraflar arasında imzalanan 30.05.2006 tarihli Osmaneli Noterliğince düzenlenen Düzenleme Şeklinde Arsa Tahsis Sözleşmesinin 3. maddesinde davacıya tahsis edilen 101 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 45.479 m2 yüzölçümünde olduğu belirtilmiştir. Davacının kabulünde olduğu üzere fabrika inşaatının yapıldığı alan ise 3.000 m2 dir. Sözleşmenin 11. maddesinde sözleşmenin imzalandığı tarihte yürürlükte olan veya daha sonra yürürlüğe girecek olan mevzuat (yasa, tüzük, yönetmelik…vb) hükümlerinin kendiliğinden bu sözleşmedeki hükümken yerine geçeceği yine “Hak ve yükümlülükler” başlıklı 9.1 maddesinde alıcının bu sözleşme ile yönetmeliğin bütün hükümlerine aynen uymayı kabul ve taahhüt edeceği ve 9.2 maddesinde ise alıcının bu sözleşmenin yapıldığı tarihte mevcut ve sonra yürürlüğe girecek yasa, tüzük, yönetmelik kararname,vb. hususlar ile satıcının alacağı kararlara aynen uymayı kabul edeceği kararlaştırılmıştır. 22.08.2009 tarihli OSB Uygulama Yönetmeliğinin 111. maddesine göre davalının tahsis edilen arsaların kullanılmayan kısmını ifraz ederek geri alabilme hak ve yetkisine sahip olduğu anlaşılmaktadır. Davacıya 45.479 m2 yüzölçümündeki taşınmazın tahsis edildiği, sadece 3.000 m2 için inşaat ruhsatı alındığı, taşınmazın kalan kısımlarının kullanıldığının davacı tarafından ispatlanamadığı dikkate alındığında davalının 18.08.2010 tarih ve 2010/13, 22.07.2010 tarih ve 2010/5 karar sayılı ve 16.09.2010 tarih ve 2010/07 sayılı kararlarında hukuka aykırı bir yön bulunmamaktadır. Hal böyle olunca mahkemece asıl dava yönünden davanın reddine karar verilmesi gerekirken hiçbir gerekçe göstermeksizin davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
2-… Yönetim Kurulu’nun 30.03.2011 tarih ve 2011/06 sayılı kararı ile davacı şirkete tahsisli 101 ada 3 nolu parsel sayılı arsada inşaat ruhsatı alındığı tarihten itibaren firmanın Uygulama Yönetmeliğinde ve OSB Yönetimi ile firma arasında yapılan 30.05.2006 tarihli sözleşmede belirtilen süre içerisinde inşaatını tamamlayarak yapı kullanma izni almaya başvurmadığı ve taahhüt ettiği üretime başlamadığı tespit edildiğinden, 30.05.2006 tarihli sözleşme ve OSB Uygulama Yönetmeliğinin ilgili maddeleri gereğince arsa tahsisinin iptaline karar verilmiştir.Davacı birleşen dosyada davalının altyapı inşaatını tamamlamadığını, yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu nedenle inşaatın bitirilemediğini ileri sürerek bu kararın iptalini istemiştir. Mahkemece, Uygulama Yönetmeliğinin 108. Maddesinin 1. fıkrasında yazılı hallerde tahsisin iptal edilebileceği, Organize Sanayi Bölgelerinin mücbir nedenlerin varlığı halinde bu süreleri iki yılı geçmemek üzere uzatmalarının olanaklı bulunduğu, davacı bakımından ruhsat tarihinin 10.01.2007 olduğu, buna göre ilgili firmanın 2 yıl içerisinde üretime geçmesi gerektiği, yani üretime geçilmesi için gereken en son sürenin 10.01.2009 tarihinde dolacağı, alt yapı eksikliklerinin varlığı ve bunun mücbir sebep sayılabilmesi karşısında sürenin iki yıl uzatılabilmesinin olanaklı olduğu, alt yapıdaki eksiklikler de nazara alındığında, ortaya çıkan yapının durumu ve harcanan emek ve sermayenin miktarı da dikkate alınarak davacıya 2 yıllık bir süre verilmesi durumunda en geç bu sürenin 13.11.2010 tarihinde sona ereceği, ortada tamamlanmış ve üretime geçmemiş olsa da bir yapılaşmanın varlığının tartışmasız olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, tahsisin iptali kararının iptaline karar verilmiştir.
Davacı şirketin inşaat ruhsatını 10.01.2007 tarihinde aldığı, uygulama yönetmeliğinin 108. maddesi gereğince ruhsat tarihinden 2 yıl sonra 10.01.2009 tarihinde fabrikanın üretime geçmesi gerektiği, OSB’nin tüm alt yapısını 17.12.2009 tarihinde bitirdiği hususlarında uyuşmazlık bulunmadığı gibi mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece 23.05.2011 tarihinde yapılan keşif sonucu verilen bilirkişi raporunda fabrika olarak yapılması düşünülen binanın iskelet halinde, inşaat yapı seviyesinin ise % 25 % 30 arasında olduğu tespit edilmiştir. Taraflar arasında yapılan düzenleme şeklinde arsa tahsis sözleşmesinde, inşaat ruhsatı tarihinden itibaren üç yıl içerisinde üretime geçmeyen alıcıya yapılan tahsisin satıcı tarafından iptal edileceği, satıcının makul sebeplerle bu süreleri uzatabileceği, alıcının sözleşmenin yapıldığı tarihte mevcut veya sonradan yürürlüğe girecek yasa, kararname, tüzük, yönetmelik gibi hususlar ile satıcının alacağı kararlara aynen uymayı kabul ettiği yönünde hükümler yer almaktadır. 22.08.2009 tarihli Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliğinin “İnşaata Başlama ve Bitirme” başlıklı 108. maddesinde ise “(1) Tahsis edilen arsa ile ilgili olarak; b) Yapı ruhsatı tarihinden itibaren 2 yıl içinde üretime geçmeyen, katılımcılara yapılan tahsis, yönetim kurulu tarafından iptal edilir.(2)(Ek fıkra: 09/02/2011 – 27841 S.R.G Yön/5.mad) …’ler mücbir sebeplerin varlığı halinde bu süreleri 2 yılı geçmemek şartıyla uzatabilir hükmü mevcuttur. Gerek sözleşme gerekse yönetmelik hükümlerine göre davalının mücbir sebeplerin varlığı halinde 108. maddede düzenlenen süreleri 2 yılı geçmemek şartıyla uzatabilmesi mümkün ise de, somut olayda altyapı eksikliği mücbir sebep olarak değerlendirilemeyeceği gibi, 17.12.2009 tarihinde altyapının davalı tarafından tamamlanmasına rağmen 23.05.2011 tarihinde mahkemece yapılan keşif esnasında dahi inşaat seviyesinin % 25 %30 arasında olduğu tespit edilmiştir. Kaldı ki davacının da süre uzatımı yönünde davalıdan bir talebi bulunmadığı gibi gerek sözleşmede gerekse yönetmelikte sürenin uzatılması yönünde bir karar alınması da OSB’nin takdirine bırakılmıştır. Yine de davalı tahsisin iptali için 30.03.2011 tarihine kadar beklemiş ancak bu süre içerisinde de davacı taraf inşaatı tamamlayamamış ve üretime geçememiştir. Davacının taraflar arasında düzenlenen sözleşme hükümlerini yerine getirmediği açıktır. Bu durumda birleşen dosya yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken bu yönlerin gözardı edilerek eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda 1 ve 2 nolu bentlerde açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 18,40 TL harcın istek halinde iadesine, 07/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.