Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/35382 E. 2015/35708 K. 07.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/35382
KARAR NO : 2015/35708
KARAR TARİHİ : 07.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı bankadan Konut kredisi kullandığını, davalının kendisinden haksız kesinti yaptığını ileri sürerek, haksız kesintilerin iadesi istemiyle dava açmış, yargılama sırasında dava değerini 3.001,00 TL olarak belirlemiştir. 6.3.2015 tarihli ıslah dilekçesi ile de bu talebini daraltarak 2.980 TL alacağın avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, değeri 2000,00 TL ile 3000,00 TL arasında olan tüketici uyuşmazlıkları için yasa gereğince öncelikle il tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılması zorunlu olduğu ve bu hususun dava şartı olduğu, hakem heyetine başvurmadan dava açılması nedeniyle dava şartı yerine getirilmediği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 28.maddesine göre; “Değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Bu değerlerin üzerindeki uyuşmazlıklar için tüketici hakem heyetlerine başvuru yapılamaz”. Bu madde uyarınca değeri iki bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda ilçe tüketici hakem heyetlerine, üç bin Türk Lirasının altında bulunan uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine, büyükşehir statüsünde bulunan illerde ise iki bin Türk Lirası ile üç bin Türk Lirası arasındaki uyuşmazlıklarda il tüketici hakem heyetlerine başvuru zorunludur. Değeri 3.000,00 TL ve üzerinde olan uyuşmazlığın ise tüketici mahkemelerinde görülmesi gerekir. Bu husus dava şartı olup, Tüketici Mahkemelerince re’sen dikkate alınması gerekir. Davacı tarafından yargılama sırasında dava değeri 3.001,00 TL olarak belirlenmiş olup, eldeki uyuşmazlığın da açıklanan nedenle Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla çözümlenmesi gerekir.
Her ne kadar yargılama sırasında davacının ıslah dilekçesi ile talebini 2.980,00 TL olarak daraltmış olduğu anlaşılmakta ise de aradaki fark kadar kısmi feragat ettiğinin kabulü gerekir. 6100 Sayılı HMK’nun 176/1.maddesine göre; “Taraflardan her biri, yapmış olduğu usul işlemlerini kısmen veya tamamen ıslah edebilir.” Davacının buradaki talebi, bir usul işlemi olmayıp maddi hukuka taalluk eden kısmi feragattir. Doktrinde buna talep sonucunun daraltılması (azaltılması) da denilmektedir. Davacının talep sonucunu azaltması, davayı genişletme veya değiştirme sayılmaz. Tam veya kısmi feragat için karşı tarafın iznine ve ayrıca bunun için ıslah yoluna başvurulmasına gerek yoktur (Baki Kuru- Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, cilt IV, sayfa 4048-4049)”. Dolayısıyla davacı tarafın talebini daraltmasına ilişkin isteminin, ıslah müessesesinin mahiyetiyle bağdaşır bir yönü de bulunmamaktadır. Bu durum, olsa olsa feragat edilen kısım yönünden reddedilen miktar ile kabul edilen miktar da gözetilmek suretiyle taraflar lehine masraf ve vekalet ücretine hükmedilmesinde dikkate alınmasını gerektirecek bir husus olup, görevli mahkemeyi değiştirecek bir husus değildir. Hal böyle olunca da mahkemece, uyuşmazlığın tüketici mahkemesi sıfatıyla çözümlenmesi gerektiğinden işin esasına girilerek sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken, mahkemenin değinilen bu yönü gözardı ederek yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırıdır. Bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, 07/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.