Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/35672 E. 2015/35710 K. 07.12.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/35672
KARAR NO : 2015/35710
KARAR TARİHİ : 07.12.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi(Tüketici Mahkemesi Sıfatıyla)

Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraflar avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı bankadan üç adet kredi kullandığını, bu krediler nedeniyle kendisinden dosya masrafı ve hizmet ücreti adı altında kesinti yapıldığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak şimdilik 3.001,00 TL’lik kesintinin avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile 2.949,00 TL’nin alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiş, hüküm taraflarca tarafça temyiz edilmiştir.
1- Davacı, davalı bankadan kullandığı krediler nedeniyle tahsil edilen masraf bedellerin iadesi talebiyle eldeki davayı açmıştır. Davacının kullanmış olduğu kredilere ilişkin belgelerin incelenmesinden 20.10.2009 tarihli kredinin işyeri kredi sözleşmesi olduğu, bu kredinin de genel nakdi (ticari) kredi sözleşmesi niteliğinde olduğu anlaşılmaktadır. Davacının, davalı bankadan kullandığı ticari krediler nedeniyle alınan masrafların iadesine ilişkin davalar, ticari dava niteliğindedir. 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun 5/3. Maddesine göre de; Asliye Ticaret Mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki görev ilişkisi olup, bu durumda göreve ilişkin usul hükümleri uygulanır. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında re’sen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda kazanılmış hak söz konusu olmaz. Taraflar arasındaki 20.10.2009 tarihli işyeri kredisi, genel kredi (ticari) sözleşmesine ilişkin olup, Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kalmadığına göre davaya bakmaya Asliye Ticaret Mahkemesi görevlidir. O halde mahkemece, 20.10.2009 tarihli kredi sözleşmesine ilişkin uyuşmazlık hakkında tefrik kararı verildikten sonra müstakil bir Asliye Ticaret Mahkemesi varsa görevsizlik kararı verilmesi, ayrı bir Asliye Ticaret Mahkemesi yok ise ara karar ile davaya Asliye Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla bakılmasına karar verilmesi gerekirken, davanın esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Bozma nedenine göre, tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Temyiz olunan kararın 1. nolu bentte gösterilen nedenle davalı yararına BOZULMASINA, 2. nolu bentte gösterilen nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, peşin alınan 201,45 TL harcın istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07/12/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.