YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/30774
KARAR NO : 2015/1598
KARAR TARİHİ : 29.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Mala zarar verme, tehdit
HÜKÜM : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Mala zarar verme suçu başkasının mülkiyetinde bulunan taşınır veya taşınmaz malın kısmen veya tamamen yıkılması, tahrip edilmesi, yok edilmesi, bozulması kullanılamaz hâle getirilmesi veya kirletilmesiyle oluşur. Bu bakımdan, söz konusu suç, seçimlik hareketli bir suçtur. Yıkma, yalnızca taşınmazlar için söz konusudur. Taşınmazın önceki kullanış biçimine uygun olarak bir daha kullanılamaz duruma getirilmesini ifade eder. Yok etme, suça konu şeyin maddî varlığını ortadan kaldırmaktır. Bozma, suça konu şeyin, amacına uygun olarak kullanılması olanağını ortadan kaldırmaktır. Kirletme, başkasının binasının duvarına yazı yazmak, resim yapmak, afiş ve ilân yapıştırmak şeklinde gerçekleştirilmektedir.
Sanığın,.. köyü,… deresi mevkiinde bulunan ve köylünün ortak kullanımında olduğu belirtilen çeşmeye (12.07.2011 tarihli jandarma tarafından tutulan tutanak ve krokiye göre) su götüren plastik boruyu (kaynağa yakın mahaldeki kavak ağaçlarını sulamak için) kesmesi, durumu görüp itiraz eden katılana “…dokunma boruya, suya…hortumu ben kestim…dokunursan seni de keserim…” demesi eylemlerinin “mala zarar verme” ve “tehdit” suçlarını oluşturduğu iddia edilen somut olayda;
I)”Tehdit” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısı ve sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- TCK’nın 53.maddesinin 1.fıkrasının (c) bendinde yer alan “sanığın, kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine” ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanabileceğinin nazara alınmaması,
…..Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen ve 24.02.2009 tarihinde kesinleşen, 1 yıllık denetim süreleri belirlenen erteli hapis cezalarının, ikinci suç denetim süresi geçtikten sonra (12.07.2011) işlenmiş olmakla; TCK’nın 58.maddesinin tatbikine neden olamayacağının nazara alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısı ve sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak; yeniden duruşma yapılmasını gerektirmeyen bu hususların aynı kanunun 322.maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan hüküm fıkrasında yer alan TCK’nın 53.maddesinin tatbikine ilişkin bölümler çıkartılarak yerlerine “Sanığın, TCK’nın 53.maddesi uyarınca, aynı maddenin 1.fıkrasının c bendinde yer alan kendi … üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık haklarından koşullu salıverilme tarihine, 1.fıkrada yazılı diğer haklardan ise hapis cezasının infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına” paragrafı yazılmak ve hüküm fıkrasının I ve II no’lu ana başlıklarının TCK’nın 58.maddesinin tatbikine ilişkin son paragrafların hükümlerden çıkartılmak suretiyle sair yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
II) “Mala zarar verme” suçundan verilen “mahkumiyet” hükmüne yönelen sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, Cumhuriyet savcısı ve sanığın yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1-Sanığın, köylünün ortak kullanımına tahsis edildiği dosya kapsamı itibariyle anlaşılan çeşmeye su götüren plastik boruyu belli bir noktadan kesmesi eyleminin TCK’nın 152/1-d maddesinde tanımlanan “nitelikli mala zarar verme” suçunu oluşturacağının nazara alınmaması,
2-Kabule göre de;
a- TCK’nın 53.maddesinin 1.fıkrasının c bendinde yer alan “sanığın kendi alt soyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerine” ilişkin hak yoksunluğunun koşullu salıverilme tarihine kadar uygulanabileceğinin nazara alınmaması,
b-… Asliye Ceza Mahkemesi’nce verilen ve 24.02.2009 tarihinde kesinleşen, 1 yıllık denetim süreleri belirlenen erteli hapis cezalarının, ikinci suç denetim süresi geçtikten sonra (12.07.2011) işlenmiş olmakla TCK’nın 58.maddesinin tatbikine neden olamayacağının dikkate alınmaması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten Dolayı 5320 sayılı Kanunun 8/1.maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, Cumhuriyet savcısının temyizi kapsamı nazara alınarak; hükmolunan ceza açısından sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 29/01/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.