Yargıtay Kararı 15. Ceza Dairesi 2013/7463 E. 2015/1562 K. 29.01.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7463
KARAR NO : 2015/1562
KARAR TARİHİ : 29.01.2015

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat

Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp, onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı, sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Katılan …’ın bekar olduğu ve evlenmek istediği, bu durumu da arkadaşı olan sanık …’ya söylediği, sanık …’nın da 2009 yılı Şubat–Mart aylarında diğer sanık….’ı katılan ile tanıştırdığı, akabinde katılanın evleneceği inancıyla sanık…’e üç adet 18 ayar bilezik aldığı, daha sonra sanığın 600 TL tutarındaki iki aylık kira parası ile 5000 TL civarındaki icra borcunu ödediği, yine…’ndaki hesabından para çekerek dönem dönem sanıklara verdiği, ancak sanık…’ün katılan ile evlenmeyerek irtibatını kestiği, bu şekilde sanıkların eylem ve fikir birliği içinde hareket ederek hileli hareketlerle katılandan haksız menfaat temin etmek suretiyle üzerlerine atılı dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda, kovuşturma aşamasındaki katılan ve sanıkların beyanları, özellikle tanıklar … ile …’in beyanları ve tüm dosya kapsamı dikkate alındığında, sanık… ile katılan arasında uzun süreli bir birlikteliğin mevcut olduğu, katılan ile sanık…’ün evlenmek amacıyla 3–4 sene birlikte yaşadıkları, bu yaşam süresince katılanın hayatın olağan akışına uygun harcamalar yaptığı, hilenin basit bir yalandan ibaret olmayıp nitelikli ve kapsamlı bir aldatma kabiliyeti içerebilecek hareketeler silsilesi olması gerektiği, atılı suçun unsurları itibariyle oluşmadığı gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre, katılan vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, 29.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.