Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2015/29078 E. 2015/30929 K. 21.10.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/29078
KARAR NO : 2015/30929
KARAR TARİHİ : 21.10.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı şirkette 01.03.1998 tarihinde çalışmaya başladığını, davalının 23.11.2007 tarihi itibariyle aralarındaki sözleşmeyi fesh ettiğini, son aldığı aylık ücretinin 6.250,00 TL olduğunu, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediğini, alacakları olan toplam 35.094,81 TL’nin tahsili için ……İcra Müdürlüğünün 2009/3682 Esas sayılı dosyasıyla icra takibinde bulunduğunu, davalı şirketin itirazı üzerine takibinde bulunduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptaline, takibin devamına, %40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
…..İş Mahkemesince davanın davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, verilen hükmün davalı tarafından temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2001/50648 Esas 2014/755 Karar sayılı ilamı ile; “Davaya genel görevli mahkemelerde bakılması gerektiği” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiş, bozma ilamına uyulmak suretiyle yapılan yargılama esnasında iş mahkemesince görevsizlik kararı verilerek dosya asliye hukuk mahkemesine gönderilmiş, davacı görevli mahkemeye verdiği ıslah dilekçesi ile “davamızı danışmanlık ve vekalet ilişkisine dayalı ücretler ile ödenen ücretler arasındaki farkların tahsiline yönelik olarak ıslah ediyoruz” şeklinde davasını ıslah etmiş ve ıslah doğrultusunda karar verilmesi talep edilmiştir.
Mahkemece, davanın ……… İcra dairesinin 2009/3682 esas sayılı takibine vaki itirazın iptali talebiyle açılıp, bilahare talebe yönelik ıslah dilekçesi sunulduğu ancak icra takibinin ihbar tazminatı ve kıdem tazminatına ilişkin olduğu, davacının vekalet ilişkisine dayanarak kıdem ve ihbar tazminatı isteyemeceği gerekçe gösterilerek davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulu’nun 04.02.1948 gün ve 10-3 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtildiği üzere, ilk hükmün Yargıtay’ca bozulmasından sonra “Islah” kurumundan faydalanmak mümkün değil ise de; Yargıtay 9. Hukuk Dairesinin 2001/50648 Esas 2014/755 Karar sayılı bozma ilamı göreve ilişkin olup esası kapsamadığından bozma sonrası ıslah yapılması mümkündür. Davacı ıslah dilekçesi ile danışmanlık ve vekalet ilişkisine dayalı ücretler ile ödenen ücretler arasındaki farkların tahsilini talep ettiğine göre işin esasına gerilerek inceleme ve araştırma yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 21.10.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.