Danıştay 4. Daire Başkanlığı 2016/16890 E. , 2021/1554 K.
T.C.
D A N I Ş T A Y
DÖRDÜNCÜ DAİRE
Esas No : 2016/16890
Karar No : 2021/1554
TEMYİZ EDEN (DAVALI) : … Vergi Dairesi Başkanlığı
(… Vergi Dairesi Müdürlüğü)
KARŞI TARAF (DAVACI) : …
İSTEMİN KONUSU : … Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.
YARGILAMA SÜRECİ :
Dava konusu istem: Davacı adına, sahte fatura kullandığından bahisle düzenlenen vergi inceleme raporuna istinaden re’sen tarh edilen 2010/2,8,10 dönemlerine ilişkin katma değer vergileri ile kesilen tek kat vergi ziyaı cezalarının kaldırılması istenilmektedir.
İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Vergi Mahkemesince verilen kararda; davacının ihtilaflı dönemlerde fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … Otomotiv Mak. San. Tic. Ltd. Şti. ile … Vergi Dairesi mükellefi … hakkındaki tespitlerin düzenlenen faturaların sahte olduğunu ortaya koymada yeterli olmadığı anlaşıldığından adı geçen mükelleflerden alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatlarda hukuka uyarlık bulunmadığı, diğer mükellef hakkındaki vergi tekniği raporuna göre, düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından cezalı tarhiyatların diğer kısımlarında ise hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır. Belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine karar verilmiştir.
TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davalı idare tarafından, davacı hakkında düzenlenen rapora göre, mükellefin daire satışları ile ilgili fatura düzenlemediği ve elde ettiği kazancını beyan dışı bıraktığının tespit edilerek hakkında idari işlemlerin yapıldığı, bir kısım emtia alışlarının sahte faturalarla belgelendirildiği, alım yapılan firmalar hakkında sahte belge düzenlemeden dolayı vergi tekniği raporu bulunduğu, raporlarda somut tespitlere yer verildiği belirtilerek temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının aleyhe olan kısmının bozulması istenilmektedir.
KARŞI TARAFIN SAVUNMASI : Cevap verilmemiştir.
TETKİK HÂKİMİ : …
DÜŞÜNCESİ : Davacının ihtilaflı dönemlerde fatura aldığı İkitelli Vergi Dairesi mükellefi Mücahit Kapıkaya hakkındaki vergi tekniği raporundaki tespitlere göre düzenlenen faturaların sahte olduğu anlaşıldığından, temyiz isteminin kısmen kabulü ile adı geçen mükelleften alınan faturalar yönünden Vergi Mahkemesi kararının belirtilen kısmının bozulması, diğer kısımlar yönünden ise onanması gerektiği düşünülmektedir.
TÜRK MİLLETİ ADINA
Karar veren Danıştay Dördüncü Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:
İNCELEME VE GEREKÇE :
Davalı idare tarafından, temyiz dilekçesinde ileri sürülen iddialar, temyize konu kararın Mücahit Kapıkaya’dan alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatların kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasının bozulmasını gerektirir nitelikte görülmemiştir.
Davalı idarenin, Mahkeme kararının, … Otomotiv Mak. San. Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatların kaldırılmasına ilişkin hüküm fıkrasına yönelik temyiz istemine gelince;
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 3/B maddesinde, vergilendirmede vergiyi doğuran olay ve bu olaya ilişkin muamelelerin gerçek mahiyetinin esas olduğu, 134. maddesinin 1. fıkrasında, vergi incelemesinden maksadın, ödenmesi gereken vergilerin doğruluğunu araştırmak, tespit etmek ve sağlamak olduğu kurala bağlanmış, 359. maddesinin (b) bendinde ise gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belgeler, sahte belge olarak tanımlanmıştır.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 29. maddesinin 1. fıkrasının (a) bendinde; mükelleflerin, yaptıkları vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden, bu Kanunda aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak, kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisinin indirilebileceği hükme bağlanmıştır.
Katma değer vergisi, bünyesinde yer alan indirim müessesesiyle yansıtılabilir bir vergidir. Katma değer vergisi sisteminde mükellef ve sorumlu; üretim ve dağıtım kademeleri içinde, verginin tahsiline, indirimlerin yapılmasına, beyan edilip ödenmesine aracılık eder. Bu bakımdan indirim, mükellefiyete bağlı bir görev olduğu kadar aynı zamanda bir haktır. Katma değer vergisinde genel prensip, vergiye tabi teslimler üzerinden hesaplanan vergiden, alış faturalarında gösterilen verginin indirilmesidir. Katma değer vergisi indirimi hakkından yararlanabilmek için Kanun bazı şartların varlığını öngörmüştür. Bu şartların bir kısmı esasa, bir kısmı ise şekle ilişkindir. Katma değer vergisi, vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi halinde, zincirleme olarak kendi içinde otokontrol sistemi taşımaktadır.
Kayıt ve belge nizamına uyulması ve faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanması halinde, mal teslimi veya hizmet ifasına bağlı olarak tahsil edilen katma değer vergisinden, mükelleflerin kendilerine yapılan teslim ve ifaya ilişkin olarak ödedikleri katma değer vergisini indirmeleri mümkün olup, aksi durumda, faturaların gerçek bir mal teslimi veya hizmet ifasına dayanmadığının tespiti halinde, bu faturalarda yer alan katma değer vergisinin indirimi mümkün bulunmamaktadır.
Buna göre, alış belgelerinde yer alan katma değer vergisinin indirim konusu yapılabilmesi için, alış faturası ya da benzeri vesikalarda ayrıca gösterilmesi ve bu vesikaların kanuni defterlere kaydedildiğinin tevsik edilmesinin yanında, söz konusu belgelerin gerçeği yansıtması da gerekmektedir.
Yukarıda aktarılan mevzuat hükümlerine göre, uyuşmazlığın esasını, davacıya anılan faturaları düzenleyen firmanın düzenlediği faturaların, gerçek bir mal ve hizmet satışını içerip içermediği, dolayısıyla sahte olup olmadığı hususlarının tespiti oluşturmakta olup, uyuşmazlığın çözümü için söz konusu belgelerin hukuki mahiyetinin anlaşılabilmesi bakımından, bu belgeleri tanzim eden mükellef hakkında yapılan incelemeler sonucunda tespit edilen hususların irdelenmesi gerekmektedir.
Davacının 2010/03 döneminde 4 adet KDV dahil 1.437.369,00 TL tutarında fatura aldığı … Vergi Dairesi mükellefi … Otomotiv Mak. San. Tic. Ltd. Şti. hakkında düzenlenen .. tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda özetle; mükellefin 21/12/2000 tarihinde … İnternet Hizmetleri İnş. Dek. Nak. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. unvanı ile bozuk para veya jetonla çalışan oyun makinalarının işletilmesi faaliyetiyle iştigal etmek üzere mükellefiyet tesis ettirdiği, 10/10/2001 tarihinde faaliyet konusunu ve unvanını … Otomotiv Mak. San. Tic. Ltd. Şti. olarak değiştirdiği, şirketin kurucu ortaklarının … ve … olduğu, 12/11/2008 tarihli ticaret sicil gazetesi ile şirket ortaklarının … ve … olduğu, 28/07/2010 tarihinde bu şahısların hisselerini başka şahıslara devrettikleri, ancak bu devirlere ilişkin Ticaret Sicil Gazetesinde herhangi bir tescil işleminin yapılmadığı, devir işlemine ilişkin hisse devralan …’ın vermiş olduğu dilekçede, şirketin borca batık olduğunu, hisselerini devreden … ve …’ın kötü niyetli olarak haksız menfaat sağlamak için bu devir işlemlerini gerçekleştirdiklerini belirttiği, şirketin faaliyet adresi olarak belirttiği adreste 05/11/2001 tarihinden 20/07/2010 tarihine kadar yapılan yoklamalarda yerinde faaliyetine devam ettiği ve 2-3 işçi çalıştırdığı, 12/10/2010 tarihli yoklamada; şirketin adreste olmadığı, adreste başka bir şahsın 11/06/2010 tarihinden itibaren şube faaliyeti gösterdiği, şirketin 30/10/2011 tarihinde mükellefiyetinin re’sen terkin edildiği, şirketin 2008 ila 2011 hesap dönemlerine ait defter tasdik bilgilerine ilişkin herhangi bir bildirime rastlanmadığı, alışlarını hakkında sahte fatura düzenlemekten dolayı haklarında vergi tekniği raporu bulunan mükelleflerden yaptığı, yapılan ihbara istinaden Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlar Büro Amirliği’nce 24/08/2012 tarihinde bazı şahısların iş yerlerinde yapılan aramalar neticesinde mükellefe ait 1 adet kaşe, 1 adet mavi dosya ve şirket adına bastırılmış irsaliyeli faturaların ele geçirildiği, şirketin rapor tarihi itibarıyla vadesi geçmiş ve ödenmesi gereken vergi aslı borcunun 622.442,17 TL olduğu hususlarından hareketle şirketin 01/01/2008 tarihinden itibaren düzenlediği faturaların sahte olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, mükellef tarafından vergi borçlarının ödenmediği, yasal defterlerin tasdik ettirilmediği, mal veya hizmet alımı yapılan mükellefler hakkında sahte belge düzenleme nedeniyle vergi tekniği raporlarının bulunduğu, başka şahısların iş yeri adreslerinde yapılan aramada mükellefe ait evrak ve faturalara rastlanıldığı, şirket yönetici ve ortaklarının faaliyetin bulunmadığına dair beyanda bulundukları, ihtilaflı dönemlerde yapılan yoklamada mükellefe ulaşılamadığı vb. hususlar dikkate alındığında mükellefin uyuşmazlık konusu dönemlerde gerçek bir ticari faaliyetinin olmadığı ve davacıya düzenlemiş olduğu faturaların gerçek bir mal ve hizmet karşılığı düzenlenmediği anlaşıldığından, Vergi Mahkemesi kararının belirtilen kısmında hukuki isabet görülmemiştir.
KARAR SONUCU :
Açıklanan nedenlerle;
1. Temyiz isteminin kısmen kabul, kısmen reddine,
2. Temyize konu …. Vergi Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının, …’dan alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatların kaldırılmasına ilişkin kısmının …’in karşı oyu ve oyçokluğuyla ONANMASINA,
3. Mahkeme kararının … Otomotiv Mak. San. Tic. Ltd. Şti.’den alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatların kaldırılmasına ilişkin kısmının ise oybirliğiyle BOZULMASINA,
4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,
5. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen onbeş (15) gün içinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere, 11/03/2021 tarihinde karar verildi.
(X) KARŞI OY :
Davacının 2010/01 döneminde 1 adet belge karşılığı KDV dahil 129.564,00 TL tutarında fatura aldığı İkitelli Vergi Dairesi mükellefi … hakkında düzenlenen … tarih ve … sayılı vergi tekniği raporunda özetle; şahsın parfüm, kozmetik ürünleri ve kolonya toptan ticareti (ıtriyat dahil) işi ile iştigal etmekte iken 31/12/2011 tarihinde mükellefiyetinin re’sen terkin edildiği, 28/05/2013 tarihli defter ve belge isteme yazısının şahsın Mernis adresine memur eliyle tebliğ edilmek istendiği, ancak adreste bulunmadığından tebliğ edilemediği, defter tasdik bilgilerine rastlanılmadığı, verdiği muhtasar beyanlarıyla 2010/04-06 dönemi için 7 işçi, 2010/07-09 ve 10-12 dönemleri için 6’şar işçi çalıştığını beyan ettiği, fakat tahakkuk eden vergileri ödemediği, 2010 yılı KDV beyan toplamının 2.377.385,00 TL olmasına karşın, şahıstan mal aldığını bildiren mükelleflerin beyan ettikleri toplam tutarın 2.210.365,27 TL olduğu, 2010 yılı Ba-Bs formlarında yer alan mükelleflerden bir kısmı hakkında olumsuz tespitlerin ve vergi tekniği raporlarının olduğu, 23/10/2007 tarihli açılış yoklamasında; yerinde olduğu, iş yerinin 105 m2 ve kira olduğu, çalışanın olmadığı, iş yerinde emtiasının bulunmadığı hususlarının tespit edildiği, 31/03/2009 tarihli nakil işe başlama yoklamasında; 2 işçisinin olduğu, iş yerinin kira olduğu, iş yerinde tahmini 3.000,00 TL değerinde emtianın bulunduğu hususlarının şahsın beyanı ile tespit edildiği, 03/09/2010 tarihli yoklamada; iş yerinin kapalı olduğu, ancak şahsın adreste faaliyette olduğu, iş yerini her gün açmadığı hususlarının site yönetiminin beyanı ile tespit edildiği, 05/10/2010 tarihli yoklamada; iş yerinin boş ve kapalı olduğu, işini terk ettiği hususlarının çevre sakinlerinin beyanı ile tespit edildiği, 25/10/2010 tarihli yoklamada; iş yerinin kapalı olduğu, uzun zamandır iş yerini açmadığı hususlarının site yönetiminin beyanı ile tespit edildiği, 02/11/2010 tarihli yoklamada; iş yerinin açık olduğu, ancak şahsın iş yerinde bulunmadığı, bir arkadaşının olduğu, iş yerinde en fazla 10.000 TL değerinde emtia olduğu hususlarının tespit edildiği, 12/11/2010 tarihli yoklamada; iş yerinin açık olduğu, faaliyetine devam ettiği, 6 tane çalışanının olduğu, iş yerinde muhtelif emtiaların olduğu hususlarının beyan ile tespit edildiği, 17/01/2011 tarihli yoklamada; iş yerinin kapalı olduğu, penceresinden bakıldığında 50 koli toz deterjan bulunduğunun görüldüğü, belirtilen hususlardan hareketle şahsın düzenlediği faturaların sahte olduğu tespitlerine yer verilmiştir.
Yukarıda belirtilen tespitlerin bir bütün halinde değerlendirilmesinden, çok yüksek ciro yapıldığı beyan edilmesine rağmen ödenecek vergilerin çok düşük olduğu, muhtasar beyanlarında işçi bildiriminde bulunulmasına rağmen tahakkuk eden vergilerin ödenmediği, defter belge ibraz yükümlülüğünün yerine getirilmediği, yasal defterlerin tasdik ettirilmediği, KDV matrahları ile BA BS formları arasında uyumsuzluk bulunduğu, fatura alınan mükellefler hakkında olumsuz tespitlerin bulunduğu, 2010 yılında 2.377.385,00 TL tutarında KDV matrahına ulaşan bir mükellefin birden faaliyetini terk etmesinin ve kendisine ulaşılamamasının ticari ve teknik icaplara uymadığı dikkate alındığında, mükellefin uyuşmazlık konusu dönemlerde gerçek bir ticari faaliyetinin bulunmadığı ve davacıya düzenlemiş olduğu faturanın gerçek bir mal ve hizmet karşılığı düzenlenmediği anlaşıldığından, davalı idarenin temyiz isteminin kabulü ile Vergi Mahkemesi kararının …’dan alınan faturalardan kaynaklanan cezalı tarhiyatların kaldırılmasına ilişkin kısmı yönünden de bozulması gerektiği görüşüyle Daire kararına kısmen katılmıyorum.