YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18710
KARAR NO : 2015/10720
KARAR TARİHİ : 06.04.2015
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan avukat …’ı….’de gördüğü hizmetler nedeniyle doğmuş hakları için vekil tayin ettiğini, davalının …. İş Mahkemesi’nin 2005/1115 Esas, 2008/909 Karar sayılı alacak davasını vekil sıfatıyla yürüttüğünü, vekalet verilen avukata 2.000,00 TL bilirkişi ücreti dahil ücret ödediğini, bilahare 3.000,00 TL de avans verdiğini, yapılan yargılama neticesinde verilen hükmün … İcra Müdürlüğü’nün 2009/1041 Esas sayılı dosyası ile icra takibine konulduğunu, yapılan takip neticesinde borçludan ne kadar tahsilat yapıldığını bilmediklerini, ancak borçlu tarafından İcra Müdürlüğü’ne verilen 45.500,00 TL’lik teminat mektubunun nakde dönüştürüldüğünü, davalı …’ın diğer davalı …’e yetki belgesi vermek suretiyle 08/12/2009 tarihinde 43.372,30 TL bedeli İcra Müdürlüğü dosyasından tahsil ettiğini, tahsil olunan bedelin kendisine ödenmediğini, mevcut durumdan bilahare haberdar olduğunu, yapılan şifai görüşmeye rağmen alacağın tahsili mümkün olmadığından durumun ihtar edildiğini ve akabinde davalının vekalet görevinden azledildiğini, davalı hakkında alacağın tahsili için … 12. İcra Müdürlüğü’nün 2011/6354 Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, davalının takibe itiraz ederek durdurulmasına sebebiyet verdiğini, itirazın yerinde olmadığını ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, aralarında ibraname düzenlediklerinden bahisle davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasındaki ilişki vekalet akdinden kaynaklanmaktadır. Davacı avukat olan davalının vekili olarak, takip ettiği dava sonunda tahsil ettiği parayı kendisine ödemediği iddiası ile bu davayı açmıştır. Yasal dayanağı BK. 392. maddesidir. Bu madde hükmüne göre vekil, müvekkilinin talebi üzerine yapmış olduğu işin hesabını vermeye ve her ne surette olursa olsun vekil olarak müvekkili adına almış oluduğu herşeyi müevekkiline ödemeye mecburdur. Hesap verme durumunda olan davalı, davacı adına tahsil ettiği paraları tamamen davacıya ödeyip 11.12.2009 tarihli ibranameyi aldığını savunmuştur. Davacı ise ibranamenin altındaki imzayı kabul etmeyerek ibranamenin kendisini bağlamıyacağını savunmuştur. Davalının dayandığı ibranamede, davacı adına yürütülüp sonuçlandırılan … 13.İş Mahkemesi 2005/1113 E.sayılı dava sonucunda verilen mahkeme kararının … 3.İcra Müdürlüğü 2009/1041 sayılı icra dosyası kapsamında tahsil edilmiş olan parayı davacının avukattan teslim aldığı ve kendisinden herhangi bir alacağı kalmadığı belirtilmektedir.
Yukarıda açıklandığı gibi taraflar arasındaki ilişki vekalet ilişkisi olup, karşılıklı güvene dayandığı gibi, birbirlerine karşı saygılı ve dürüst ve iyiniyet kurallarına uygun davranmalıdırlar. Davalı vekil olarak hesap verirken de güven, iyiniyet kurallarına uygun davranmalıdır. Bu nedenle verdiği hesabında açık, anlaşılabilir, güvenilebilir olması gerekir. Vekilin verdiği hesabı müvekkil tasvip ederken sonucundan emin olmadığı bazı tazminat taleplerinden vazgeçtiğinin farkında olduğunun kanıtlanması gerekir. Tasvibin ve ondan çıkarılan ibra sonucunun mutlak butlan sebepleri ve irade bozukluğu dolayısı ile hükümsüz olduğunu müvekkilin ileri sürmesi mümkündür. Davalı vekilin dayandığı ibraname bu açıklamalar doğrultusunda incelendiğinde, güven verici gerekli açıklıkta, anlaşılabilir değildir. Bir defa vekilin ne miktar para tahsil ettiği, ne kadar masraf, vekalet ücreti kesip davacıya ne miktar ödediği belli olmadığı gibi, davacının bunları bildiği hususuda kanıtlanmamıştır. Öyle olunca böyle bir ibranameye itibar edilemez. Davalı avukat tahsil ettiği paranın ne kadar olduğunu, bu paradan ne şekilde ve miktarda davacıya ödediğini ispat etmek zorundadır. O halde mahkemece, eldeki diğer taraf delilleri değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, 06.04.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.