Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2014/27709 E. 2015/27107 K. 16.09.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/27709
KARAR NO : 2015/27107
KARAR TARİHİ : 16.09.2015

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı ile aralarında hizmet sözleşmesi düzenlendiğini, davalının işçisi olan dava dışı şahsın açtığı dava sonunda işçiye 13270,00 TL ödeme yaptıklarını, bundan sözleşme gereği davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek 13270,00  TL alacaklarının tahsili amacıyla başlattığı icra takibine de haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, davalının icra takibine vaki itirazının iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı ,davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının icra dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, takibin devamına, davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacının temyiz itirazlarının incelenmesinde İ.İ.K.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hukmedilmesi icın borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kotü niyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tesbit edebilir durumda ise alacağın likit ve belli olduğunun kabulü gerekir. Öte yanda alacağın muhakkak bir belgeye bağlı olması da şart değildir.
Açıklanan yasal kurallar ışığında icra taleplerine konu olan alacaklar değerlendirildiğinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekir. Mahkemece yanlış değerlendirme sonucu bu istemin reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.M.K nun 370 maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerekmistir.
SONUÇ : Yukarıda acıklanan nedenlerle; mahkeme kararının hüküm bölümünün 2 bendinde yer alan “Davacının talep etmiş olduğu icra inkar tazminatı talebinin reddine ” cümlesinin karardan çıkartılarak yerine aynen “davacı lehine hüküm altına alınan asıl alacak uzerinden % 20 icra-inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ” söz ve rakamlarının yazılmasına, hükmün bu değiştirilmiş ve düzeltilmiş şekliyle ONANMASINA, 16.9.2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.