YARGITAY KARARI
DAİRE : 15. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2013/7588
KARAR NO : 2015/1425
KARAR TARİHİ : 28.01.2015
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Dolandırıcılık
HÜKÜM : Beraat
Dosya incelenerek gereği düşünüldü;
Dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için; failin bir kimseyi, kandırabilecek nitelikte hileli davranışlarla hataya düşürüp,onun veya başkasının zararına, kendisine veya başkasına yarar sağlaması gerekmektedir. Hile nitelikli bir yalandır. Fail tarafından yapılan hileli davranış belli oranda ağır, yoğun ve ustaca olmalı,sergileniş açısından mağdurun inceleme olanağını ortadan kaldıracak nitelikte bir takım hareketler olmalıdır. Kullanılan hileli davranışlarla mağdur yanılgıya düşürülmeli ve bu yanıltma sonucu yalanlara inanan mağdur tarafından sanık veya bir başkasına haksız çıkar sağlanmalıdır. Hilenin kandırıcı nitelikte olup olmadığı olaysal olarak değerlendirilmeli, olayın özelliği, fiille olan ilişkisi, mağdurun durumu, kullanılmışsa gizlenen veya değiştirilen belgenin nitelikleri ayrı ayrı nazara alınmalıdır.
Sanıkların birlikte hareket ederek … adına kayıtlı aracı veresiye alıp şikayetçiye 8.000TL’ye sattıkları, şikayetçinin parayı peşin ve havale yolu ile ödemesine rağmen, sanıkların … ‘ın parasını ödemedikleri için şikayetçiye aracın devrini de yapmadıkları, sanıkların çok sayıda vatandaşa karşı aynı yöntemi kullanarak haksız menfaat temin etme yoluna gittikleri ve satın aldıkları otoların bir şekilde devrini aldıktan sonra paraları ödemedikleri veya satıp devrini vermedikleri, sanıkların bu eylemleriyle dolandırıcılık suçunu işlediklerinin iddia edildiği olayda,
Katılanın, aracın asıl sahibi olan … ‘a ulaşarak aracı devretmesini istediğini, …’in de aracın satışı karşılığında parasını alamadığını ve dolandırıldığını söylediğini beyan etmesi karşısında, gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından, araç sahibi …’in tanık olarak dinlenerek, aracın sanıkların eline nasıl geçtiği, aralarında satış sözleşmesi yapıp yapmadıkları, araç karşılığında alacağı parayı alıp almadığı ile ne şekilde mağdur olduğunun sorulması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayin ve takdir edilmesi gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.01.2015 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.