YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/3339
KARAR NO : 2015/2209
KARAR TARİHİ : 12.05.2015
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Düşme kararı
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Müştekinin yargılama aşamasında zararının giderildiğini, sanıktan şikayetçi olmadığını belirtmiş olması ve suçun kovuşturulmasının şikayete bağlı olduğunun anlaşılması karşısında, sanık hakkında açılan davanın düşmesine karar verilmesi gerektiği halde kısa kararda sanığın beraatine, gerekçeli kararda ise davanın düşmesine karar verilerek çelişki yaratılması,
2-Müştekinin tamir için tamirciye getirdiği cep telefonundan çıkartılan sim kartının, sanığın aynı şekilde tamirciye bırakmış olduğu cep talefonuna yanlışlıkla takıldığı, sanığın telefonunu tamirden aldıktan sonra durumun farkına vardığı ve bir süre bu hat üzerinden görüşme yapması şeklinde gelişen somut olayda, sanığın eyleminin TCK’nın 160.maddesinde düzenlenen hata sonucu ele geçen eşya üzerinde tasarruf suçuna uyduğu gözetilmeden, vasıfta hataya düşülerek eylemin kullanma hırsızlığı suçuna uyduğu değerlendirilerek hüküm tesisi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 12.05.2015 tarihinde oyçokluğu ile karar verildi.
MUHALEFET ŞERHİ
TCK’nın 163. maddesinin 2. fıkrasının gerekçesine göre, başkasına ya da kamuya ait telefon şebekesinden bedeli ödenmeksizin ve hukuk dışı yollarla yararlanılması fiili, karşılıksız yararlanmanın tipik bir örneğini oluşturmaktadır. Ne şekilde takıldığı belirlenememiş olsa da, sanık telefona takılı hattın kendisinin olmadığını anlamış, annesine bu durumu söylemiş annesinin götürüp telefonunu tamir ettirdiği telefoncuya sim kartı teslim etmesini söylemesine rağmen sanık annesini dinlememiş, hattın başkasına ait olduğunu bile bile kullanmaya devam etmiş, kendi görüşmelerine ait ücret hat sahibi adına fatura edilmiştir. Sim kartın hataen telefonuna takılmasından ve sanık bunu öğrendikten sonra, bu hattı başkasının zararına olmayacak, yani fatura edilmeyecek şekilde kullanmış olsa idi belki yalnız başına TCK’nın 160. maddesinde tanımlanan suçun oluşmasından bahsedilebilecekti. Ya da hata sonucu sadece müştekiye ait telefon kendisine verilmiş olsa ve bu telefonla görüşmeler yapsa idi yine aynı şeyden söz edilebilecekti. Ancak söylendiği gibi sanık telefon görüşmelerinin ücretini başkasının ödeyeceğini bilerekten atılı suçu işlemiştir. Gerekçede de bildirildiği gibi, izahını yaptığımız bu hal anılan yasa maddesinin ikinci fıkrasında anlatılan suçun tipik bir örneğini teşkil ettiğinden, esasen kabule göre irdelenmesi gereken bozma kararının (1) nolu bendine katılmakla beraber sayın çoğunluğun görüşünü yerinde bulmadığımdan (2) nolu bozmaya iştirak etmiyorum.