YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/2413
KARAR NO : 2015/4836
KARAR TARİHİ : 03.12.2015
Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüt
adına suç işleme, Tehlikeli maddelerin izinsiz olarak
bulundurulması
Hüküm : 1- TCK’nın 314/3 ve 220/6. maddeleri yollamasıyla
314/2, 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi, TCK’nın
220/6-son bendi, 62, 53/1-2-3, 58/9. maddeleri
uyarınca mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
A-Silahlı terör örgütü üyesi olmamakla birlikte örgüt adına suç işlemek suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Sanık hakkında örgüt adına suç işleme suçunda öncelikle temel ceza tayin edilip sonrasında TCK’nın 220. maddesinin 6. fıkrasının 2. cümlesindeki indirim uygulandıktan sonra devamında 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi gereğince arttırım yapılması gerekirken, yazılı şekilde uygulama yapılması sonuç ceza değişmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanığın 28.01.2011 tarihinde örgüt adına işlediği 2911 sayılı Kanunun 32/1. maddesine aykırılık suçunun 6459 sayılı Kanunun 8. maddesi ile 3713 sayılı Kanunun 7. maddesine eklenen 4. fıkra kapsamında sayılan suçlardan olmadığı belirlenerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılama sonunda toplanan deliller, karar yerinde incelenip sanığın suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun
şekilde vasfı tayin edilmiş, cezayı azaltıcı sebebin niteliği takdir kılınmış, savunması inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,
B-Tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyize gelince;
1-06.10.2011 tarihli duruşmada verilen ara karar gereğince Cumhuriyet Başsavcılığına 07.10.2011 tarihli müzekkere ile sanığın üzerine isnat edilen suçlamalarda birlikte olduğu bir kısım şahıslar hakkında dava açılıp açılmadığı sorulmuş ise de, söz konusu müzekkerede isimlerin bir kısmının hatalı yazıldığı ve açık kimlik bilgilerine yer verilmediği ayrıca gizli tanığın ifadelerinde ismi geçen ….hakkında dava açılıp açılmadığının sorulmadığı anlaşılmış olup; maddi gerçeğin kuşkuya yer bırakmayacak şekilde ortaya konulması bakımından tanık…. ve gizli tanığın ifadelerinde 13.01.2011, 28.01.2011 ve 15.02.2011 tarihli olaylarda yer aldıklarına dair isimleri geçen Nurullah Beker (42133067680), Ekrem Yapıcı (37168242058), Mahsum Yerlikaya (21337762348), … (35974279848) hakkında bahse konu olaylar ile ilgili olarak dava açılıp açılmadığı araştırılıp, dava açılmış ise söz konusu bu dava dosyaları ile Ümit Eken (18814859622) hakkında Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesinin 2011/402 Esas, Numan Nergiz (11630098862) hakkında Diyarbakır 2. Çocuk Mahkemesinin 2011/361 Esas ve Fırat Karabaş hakkında Diyarbakır (Kapatılan) 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 2011/194 Esas sayılı dava dosyalarının aslı veya onaylı suretleri getirtilip incelenerek, karara çıkmış ise bu dosya içerisine konulması, derdest ise birleştirilerek ve 5726 sayılı Tanık Koruma Kanununun 9/8. maddesi uyarınca “bu kanunun 5. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerine göre, hakkında tedbir uygulanan tanığın beyanı tek başına hükme esas teşkil etmez” şeklindeki emredici düzenleme de göz önüne alınıp tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de;
Tehlikeli maddeleri izinsiz bulundurma suçundan kurulan hükümde temel hapis cezasının asgari hadden belirlenmesine rağmen hapis cezası yanında hükmolunan gün adli para cezasının gerekçe gösterilmeden alt sınırdan uzaklaşılarak tayini suretiyle çelişkiye neden olunması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebepten dolayı BOZULMASINA, 03.12.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.